MAHALLEMİZİN EN ÖNEMLİ SORUNU; MISMILIRMAK DERESİ
Muhtarın Yeri köşemizde bu hafta, Abdulvahhabigazi Mahallesi Muhtarı Gazi Düzarduç ile görüştük. Düzarduç , Abdulvahhabigazi Mahallesi´nde olanları, olmayanları; ihtiyaçları ve mahallenin eksikliklerini anlattı.
Tarih: 17.7.2017 05:00:00

MUHAMMED DEMİR

Mısmılırmak Deresindeki larvalardan, Abdulvahhabigazi caddesindeki sorunlara kadar her şeyi konuştuk. Mahallesine en iyi hizmeti vermek için elinden gelen her şeyi yaptığını söyleyen muhtar Düzarduç, ‘´ Mısmılırmak Deresi DSİ 19. Bölge Müdürlüğünün sorumluluk alanında. Bu dereden gelen koku ve sineklerden dolayı vatandaşlarımız rahatsız oluyor. DSİ 19. Bölge Müdürlüğü´ne verdiğimiz dilekçeye cevap gelmesini bekliyoruz, gelecek olan cevaba göre hareket edeceğiz.  Bir de mahallemizde Abdulvahhabigazi Caddesi var.  O caddede iki günde bir kaza oluyor. Belediye o caddeyi; kaldırımıyla, asfaltıyla, ışıklandırmasıyla çok güzel bir şekilde yaptı. Ama gelin görün ki burada bir trafik zafiyeti var ve insanlar kurallara uymuyorlar.  Gazeteniz aracılığıyla Sivas´ta trafiğe çıkan herkesten özellikle rica ediyorum; sadece mahallemizdeki cadde için değil, trafiğe çıktıkları her yerde çok dikkatli olsunlar, kurallara uysunlar, yayalara yol versinler ve hızlarını belli bir sınırda tutsunlar´´ diyerek, mahalle sorununa muhatap kurumlardan ve Sivaslılardan isteklerini dile getirdi.

-Bize kendinizi tanıtır mısınız?

-Ben Gazi Düzarduç. 49 yaşındayım. Sivas Merkez Abdulvahhigazi Mahallesi muhtarıyım. 3 dönemdir mahalle muhtarlığı yapmaktayım. Doğup büyüdüğüm mahallemde 2004´ten bu yıla kadar hizmet veriyorum. 30 yıllık evliyim, 4 tane çocuğum var. İlkokul mezunuyum. Keşke en azından liseyi bitirmiş olsaydım diye düşünüyorum. Şu an liseyi dışarıdan okuyorum zaten. Muhtarlık güzel bir meslek ama tahsilim daha yüksek olsaydı, şehrimize ve insanlarımıza daha farklı yerlerde hizmet edebilirdim. Onun içindir ki gençlik yıllarımda okumadığıma pişmanım. Okuma çağında olan gençlerimize kesinlikle ve kesinlikle ailelerinin sözlerin dinlemelerini ve üniversiteyi okuyamayacak durumda da olsalar, en azından meslek lisesini bitirerek geleceğe hazırlanmalarını, ağabeyleri olarak tavsiye ediyorum.

-Mahalleniz ve nüfusu hakkında bilgi verir misiniz?

-Mahallemiz, 1994 yılında; Sivas´ın en eski mahallelerinden biri olan İnönü Mahallesinden bölünme bir mahalle. Bu nedenle Sivas´ın en küçük mahallelerinden birisi. Yaklaşık 5000 nüfusu ve 2300 civarında seçmeni var mahallemizin. Merkeze yakın, küçük ve güzel bir yer burası. Mahalleye sonradan yerleşim pek yok ve bu yüzden insanlar birebirlerini tanıyorlar.

-Şu ana kadar mahalleniz için ne gibi çalışmalar yaptınız, sizce mahallenizin en büyük sorunu nedir?

-İnönü mahallesinden ayrıldıktan sonra mahallemizde hiç park yoktu. Şu an burada bulunan 3 tane parkı, benim göreve geldiğim 2004 yılından bu yana belediyemizle beraber çalışarak yapmış bulunmaktayız. Pazar alanımız yapıldı. Muhtarlık yerini, ben ve belediyemizin katkılarıyla yaptık. Mahallemizde; Akkaya mevkii, Sevgi Evleri önünden geçen Mısmılırmak deresi var. Bizim bu dere ile ilgili sıkıntılarımız var. Sinek ve larvalardan geçemiyoruz. Belediyemiz, gerek dereyi gerekse mahallemizi günlük olarak ilaçlıyor ama bu ilaçlama çalışmaları yeterli olmuyor. Dere için Belediye´de; Başkan ve ilgili daire müdürleriyle görüştüğümüz zaman, bahsi geçen derenin DSİ bölge müdürlüğü sorumluluğunda olduğunu ve belediyenin üzerine düşen ilaçlama görevini yaptığını söylediler. Oraya kalıcı bir çözüm için, DSİ 19. Bölge Müdürlüğü´nün çalışma yapması gerekiyor. Belediye, Valilik ve DSİ bölge müdürlüğüne dilekçeler verdik. Belediyeye gönderdiğimiz dilekçenin cevabı geldi, şimdi de DSİ Bölge Müdürlüğünden gelecek cevabı bekliyoruz. Gelecek cevaba göre hareket edeceğiz.

-Görevde olduğunuz süre içerisinde, herhangi bir bürokratik engel veya ilgisizlikle karşılaşıp yapamadığınız bir iş ve proje oldu mu?

-Bizim mahallemiz küçük bir mahalle. Sorunlarımızı Belediye Başkanımızla, Fen İşleri Müdürümüzle ve Temizlik İşleri Müdürümüzle hallediyoruz. Bizler büyük şehirlerdeki muhtarlar gibi muhtarlık ofislerinde oturup, sekreterlerle mahallelerimize hizmet vermiyoruz. Muhtar, bir mahallenin tabiri caizse; valisi, belediye başkanı ve gerektiği yerde emniyet müdürü demektir. Bürokratik bir engelle karşılaşmadık çünkü yetkili insanlardan ne talep etmişsek gerekli cevapları aldık. Mahalle sakinlerimizin şehir dışında sıkıntıları olduğu zaman da, siyasi parti fark etmeksizin Vekillerimizden hangisine telefon etsek, telefonlarımıza çıkıp gerekli yönlendirmeleri yapıyorlar.

-Mahallenizdeki sosyal alanlar yeterli mi, bu alanlarla ilgili sıkıntılar var mı, gençlerin zamanlarını değerlendirebilecekleri yerler mevcut mu?

-Mahallemizde sosyal alanlar yok. Bize en yakın sosyal alan olarak gördüğümüz yer Oğuzlar Parkı Semt Evi. Parklardan başka hiçbir şeyimiz yok. Yani sinema ve tiyatro gibi yerler yok. Şehir merkezine yakın olmamız dolayısıyla insanlarımız merkeze gidiyorlar. Buradaki birkaç mahalle içerisinde ortak olarak da olsa elbette çok iyi olur ama bunun gibi şeylere ben Sivas´ın altyapı olarak hazır olduğunu düşünmüyorum.

-Abdulvahhabigazi Mahallesinde kaç tane okul ve sağlık ocağı var?

“MAHALLEMİZDE HİÇ OKUL YOK”

-Bizim mahallemizde hiç okul yok. Bu konuda Sivas´ın en şanssız mahallelerinden birisi bizim mahallemiz. Ben bu konuyu Sayın Bakanımız İsmet Yılmaz´a ve diğer vekillere defalarca söyledim. Zaten en büyük sıkıntılarımızdan birisi Mahallemizde okul olmamasıdır. Bundan dolayı mahallemizin çocukları gerek taşımalı olarak, gerekse yürüyerek gidip geldikleri ve bizim mahallemizin sınırlarında olmayan okullarda okuyorlar. Bu da beni çok üzüyor. Mahallemizde sadece daha önceden vakıflar yurdu olan, şu anda da Sivas Merkez Atatürk Lisesi´nin kız pansiyonu olarak kullanılan bina var. Ayrıca mahallede sağlık ocağı da yok. Mahalle sakinlerinin gittikleri aile hekimliklerinin birisi Gökçebostan Mahallesi´nde, diğeri de Huzur Mahallesi sınırları içerisinde. Mahalleli bu sağlık ocaklarını kullanmak durumunda kalıyor. Buradan sağlık il müdürlüğümüze gazeteniz aracılığıyla sesleniyorum. Ne olursa olsun bizim mahallemizde, sadece reçete yazdırmak için dahi olsa bir sağlık kuruluşunun getirilmesini talep ediyoruz. Belki Mehmet Akif´te değil de Mısmılırmak civarında olan bir sağlık ocağı. Ya da Orhangazi mahallesiyle iç içeyiz, onlarında sağlık ocakları Alibaba bölgesinde. Buralara aile sağlık merkezleri kurulabilir. Bu konuda problemler yaşıyoruz.

-Mahalleyi nasıl yönetiyorsunuz, azalarla ve mahalleliyle istişare ediyor musunuz, işinizi yaparken karşılaştığınız herhangi bir zorluk var mıdır?

-Daha önce de söylediğim gibi, biz büyük şehirlerdeki muhtarlar gibi sadece ikametgah, nüfus cüzdanı ve yerleşim yeri belgesi verip para alma mantığıyla muhtarlık yapmıyoruz. Ben ve diğer muhtar arkadaşlarımın tamamı böyledir. Eskiden muhtarlıklarımızda kalmak durumundaydık, işler yoğundu ve bitmiyordu. Şimdi de devletimizin vatandaşa yönelik yapmış olduğu evrak işleri kolaylığından dolayı, bizler de muhtarlar olarak rahatlamış bulunuyoruz. Çantamız elimizde mahalleyi dolaşıyoruz. Muhtarlık ofislerine bağlı kalmıyoruz. Vatandaşlarımızın neredeyse tamamında telefon numaralarımız var. İhtiyacı olanlar arıyorlar ve bizim de yapabileceğimiz herhangi bir şey olursa, gidip işlerini hallediyoruz. Azalarımız da mahallenin içerisinde zaten. Çözemeyeceğimiz işler olduğu zaman da azalarımızla kopuk olmadığımız için birlikte hareket ediyoruz.

-Valilik ve Belediye ile diyalogunuz nasıl, bu manada bu kurumlardan beklentileriniz nelerdir?

-Muhtarların çalışmış oldukları iki ana kurum vardır. Bunlardan birisi Belediye, diğeri de Nüfus Müdürlükleridir. Gerek Belediye Başkanımıza, gerek Belediye Başkan Yardımcılarımıza, gerekse Birim Müdürlerine hangi konuyla alakalı gitsek bize yardımcı olmaya çalışıyorlar. Çözüm hızlı olur ya da olmaz o apayrı bir durum. Çünkü 65 tane mahalleye yetişmeye çalışan bir tane belediye var. Belki taleplerimize aynı anda karşılık verilmese bile biraz zaman geçtikten sonra cevap veriliyor ihtiyaçlara. Valiliğe gelince de; Valimiz Sayın Davut Gül´ün Sivas´ta bulunması bizler için büyük bir şans. Bunu kendisinin yüzüne de söyledik. Valimiz, biz muhtarlara değer verdi. Farklı yerlerde farklı ortamlarda bizlerle toplantılar düzenledi, bizleri misafir etti, bizlere karşı ilgili ve alakalı davranıyor. Telefon numarası da bizlerde var. Sivas eskiden beri öksüz bırakıldığı için sıkıntıları çok. Sivas´a daha önceden gelen bazı valilerimiz vardı. Geldiklerini ve giderken veda ziyaretlerini basından görüyorduk. Çok şükür şimdi durum böyle değil.

-Mahallenizde caddeler ve trafik ile ilgili bir problem var mı, engelli alanları ve yolları ile ilgili sorunlar yaşıyor musunuz?

-Otobüs hatlarından iki tanesi bizim mahallemizden geçtiği için, bu anlamda bir sıkıntımız yok. Kaldırımlar da yenilendi ve engellilerin geçecekleri yerler var. Yeri gelmişken şunun da altını çizerek söyleyeyim; mahallemizde Abdulvahhabigazi Caddesi var.  O caddede iki günde bir kaza oluyor. Belediye o caddeyi; kaldırımıyla, asfaltıyla, ışıklandırmasıyla çok güzel bir şekilde yaptı. Ama gelin görün ki burada bir trafik zafiyeti var. Ben bunu Emniyet Müdürümüze de, Belediye Başkanımıza da söyledim. Mesela dün o caddede yine bir kaza oldu. Araba çok kötü bir haldeydi, neyse ki kazada can kaybı yaşanmadı. Bir tek bu sevindiriciydi. O cadde geniş olduğundan dolayı, orada araba süren vatandaşlar kendilerini E-5 karayolunda zannediyor. Araçlar genel olarak yeni ve hızları yüksek. Kimse kurallara uymuyor. Gazeteniz aracılığıyla Sivas´ta trafiğe çıkan herkesten özellikle rica ediyorum; sadece mahallemizdeki cadde için değil, trafiğe çıktıkları her yerde çok dikkatli olsunlar, kurallara uysunlar, yayalara yol versinler ve hızlarını belli bir sınırda tutsunlar. İnsanlar bize Kayseri, samsun gibi illeri methetmesin. Çünkü Sivas´ta yaşayan vatandaşlarımız Sivas´ta kuralları ihlal ediyor, başka bir memlekete gidip bir süre kaldıktan sonra da gelip bize gittikleri yerleri övüyor. Trafik kuralları ülkenin her yerinde aynıdır. Bu insanlarımız il dışına çıktıkları zaman trafikte kural ihlali yapmıyorlar da, buraya gelince niye ihlal ediyorlar bunu anlamış değilim. O caddede bir kaza olduğu zaman vatandaşlarımız beni arıyorlar. Ben u konuyla ilgili kaza olduktan sonra ne yapabilirim? Herkes gibi gidiyorum oraya, polis ve sağlık ekipleri gerekenleri yapıyorlar zaten. Ama vatandaş eline telefonu alıp beni arıyor, ‘´muhtarım kaza oldu yetiş´´ diyor.  Bir muhtar kaza olduktan sonra ne yapabilir ki.  İnsanlara kurallara uymaları yönünde eğitim veremem. Dediğim gibi ben de bir muhtarım nihayetinde. Sürücülere yalvarıyorum, yayalara yol versinler ve trafik kurallarına uysunlar. Bugün kazadan doğacak bir mal kaybının yeri doldurulabilir ama giden can geri gelmez.

-Cumhurbaşkanı´nın muhtarlara vermiş olduğu önem, muhtarlığın tanımını adeta yeniden yapmış olması ve sizlere verilen yeni haklar ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

-Öncelikle biz kimsenin peşine, bir siyasi parti liderinin peşine takılır gibi takılmıyoruz. Mahallemizdeki vatandaşlardan almış olduğumuz oylar ile göreve gelmiş, mahalleye hizmet eden insanlarız. Bu vesileyle de ülkemizin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Muhalefet Parti başkanları ilimize geldikleri zaman gidip ziyaretlerde bulunuyoruz. Biz mahallemizdeki sol görüşlü insanların da, milliyetçi, muhafazakar insanların da muhtarlığını yapıyoruz. Cumhurbaşkanımız biz muhtarlara çok değer veriyor. Yeni yapılan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi´ne gittik. Orada bizlere hitap etti ve değer verdiğini söyledi. Çalışmalarımızı yaparken; Belediye, Valilik ve Emniyet Müdürlüğüyle birlikte hareket etmemiz gerekliliğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı´nın bizlere vermiş olduğu bu özgüven ve yetkiyle, Valimizin, Belediye Başkanımızın ve Emniyet Müdürümüzün kapılarını korkusuz çalıyoruz. Cumhurbaşkanımızın bizlere vermiş olduğu yetkiden dolayı çok mutluyuz. Muhtarlara tanınan haklara gelelim. Herhangi bir sosyal güvencesi olmayan muhtarlara sosyal güvenlik hakkı verildi, maaşlar düzenlendi ve muhtarlıkların masrafları karşılanmaya başlandı. Tüm bunlardan sonra da biz muhtarlar, gerçekten ‘Muhtar´ olduğumuzu anladık.

-Mahalleniz, ismini Abdulvahhabi Gazi Hazretlerinden alıyor. O zat ile ilgili bir şeyler söylemek ister misiniz?

-Cennet Mekan Abdulvahhabi Gazi, Peygamber Efendimizin (s.a.v) sancaktarlarından birisidir. Mevlam Rahmet etsin. Abdulvahhabi Gazi Hazretleri, Şems-i Sivasi hazretleri ve bu zatlar gibi Sivas´ta medfun olan büyüklerimiz, Sivas´ın asıl sahipleridir. Bizler de onların şemsiyeleri altında yaşıyoruz. Abdulvahhabi Gazi hazretlerinin seceresini çok iyi bilmememe rağmen, makamı Yukarı Tekke´de. Bizim mahallemiz de İnönü Mahallesi´nden kopunca, yeni kurulan mahallelere isim konulması gerekiyor, isim ne olacak diye düşünülüyor. O an neler oldu tam bilemiyoruz tabi. Ama İl Genel Meclisi´nin hoşuna gitmiş olmalı ki, mahalleye o mübareğin ismi verilmiş. Ben de, ismi böylesine özel ve güzel bir mahallenin muhtarlığını yaptığım için çok mutluyum.

-Son olarak söylemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?

-Sivas şehrimiz gerçekten de birçok ilden güzel. Belki yazdan çok kışımız var ama insanlarımız Sivas´ımıza sahip çıksınlar. Dışarıdan gelen insanlara, Sivas´ın tanıtılması ve reklamının yapılması adına güzellikler göstersinler, misafirlerimiz iyi karşılasınlar ve onları hor görmesinler. Özellikle esnaf arkadaşlarımız bizlere ne yaparlarsa yapsınlar ama özellikle dışarıdan gelen misafirlerimize biraz da itinalı davransınlar ki, o insanlar Sivas´ı bırakıp gittikleri zaman Sivas´ın reklamını yapsınlar ve güzelliklerini anlatsınlar. Sivasspor´a ayrıca sahip çıkılması gerekiyor. Ben önce Sivaslıyım ve Sivaslı olmamla birlikte Sivassporluyum. Şehrimizin takımının süper ligde top koşturduğu bir dönemde, şehrimizin takımından başka takım tutmamamız gerektiğini düşünüyorum.

İrade Gazetesi olarak sizlere de yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Şehrimizde hizmet veren tüm basın kurumlarına sahip çıkılması gerektiğini düşünüyorum. Biz muhtarlara, istek ve ihtiyaçlarımızı anlatabileceğimiz bir köşe hazırladığınız için, sizlere de ayrıca teşekkür ederim.