Orhan Arslan


Aileler Üniversite Gençliğine Sahip Çıkalım-2

Evladını üniversite ortamına göndermek için her türlü sıkıntıyı çeken Ailelerin; bu konuda çok dikkatli olmaları gerekir.


Burada Ailelere büyük sorumluluklar düşmektedir. Çocuklarına sahip çıkmaları gerekir. Yıllarca göz bebeği gibi korudukları çocuklarının, bir kar topu misali erimesine müsaade etmemeleri gerekir. Onları yalnız bırakmayıp, takipte olmaları şarttır. Arkadaş guruplarını, bulundukları ortamları takip etme zorunluluğu vardır. Yoksa, tüm çabalarınız boşa gider. Kar topu misali erir gider. Aileler, çocuklarını düşmüş oldukları bu durumdan, kurtarmanın mücadelesini vermeleri gerekir.  

Evladını üniversite ortamına göndermek için her türlü sıkıntıyı çeken Ailelerin; bu konuda çok dikkatli olmaları gerekir. Artık yeterli ya da değil Ülkemizin her şehrinde Üniversite bulunmaktadır. Gönül doğal olarak çocuklarının Devletin en iyi okullarında okumasını ister. Ancak, eğer Aileler çocuklarını il dışındaki bir okula gönderdikleri zaman, kontrol edemeyecekler ise; kendi şehirlerini tercih etmek en mantıklı yoldur. Aile ortamında daha kontrollü, denetlenebilen bir genç normal şartlarda daha az problem yaşar, demektir. Tam tersine il dışında kontrol edilemeyen, denetimden uzak, birazda çocuğun kendisinde olan zayıf karakterli olmak, yanlışa meyletmek özelliğinden dolayı; her türlü kötülüğe bulaşma şansı daha fazladır. İşte bu tür gençler terör örgütlerinin iştahını kabartmaktadır. 

Kimi aileler, olan bitene ilgisiz olduğumuz için; çocukların tehlikeye düşme şansı daha da fazlalaşır. Ahlaki alandan, iktisadi alana kadar, hatta terör yandaşlarının tuzaklarına düşecek kadar, bu tehlike sınırı genişleyebilir. Öyle bir imaj var ki; Sanki üniversite gençliği sınırsız özgür olmalıdır… Dünyada böyle bir şey yoktur. Lütfen gençlerimize, dolayısıyla geleceğimize sahip çıkalım… Onların Üniversiteleri kazanmak için verdikleri mücadelede her bakımdan fedakarlık yaparak yanında olan ailelerimizin, aynı çocukların toplum içerisinde sorunsuz, uyumlu topluma yararlı, ahlaklı ve Vatansever olarak yetişmesi için gerekli şartları hazırlamaları ve bu uğurda; verdikleri mücadelede yanlarında olmaları gerekir. Unutmayalım Üniversiteyi kazandırarak sorumluluklarımız bitmiyor. Üniversite gençliği de bu toplumun bir parçasıdır. Aileler: her zaman ahlaklı, dürüst, inançlı eğitimlerle destek vererek; topluma yararlı ve ne istediğini bilen şuurlu, Vatan ve Milletini seven nesiller yetiştirmek zorundadır. Bu değerlerle, yetiştirilen genç nesillerini daha iyi kontrol edebilirler. 

Devlet bu alanda üzerine düşen görevi yapmaktadır. Maddi açıdan kimseye muhtaç etmemektedirler. Etmemelidir de... Bugün yurt ortamları, kredi durumları, eski ile kıyaslanmayacak kadar iyidir. Öğrencilerden istenen sadece öğrencilik yapmasıdır. Ben özgürlüğümü elde ettim mantığı ile, her türlü doğru ya da yanlış kontrol edilemeyen davranışlardan uzak durması gerekir. Aşırılık, kontrolsüzlüğü teşvik eder...

Bugün bu yarı hayal, yarı gerçek olan günlerde geçecektir. ÜNİVERSİTE HAYATI SONRASI CİDDİ bir arayış başlayacaktır. Hayata atılmak… 

Öyle söylendiği gibi kolay olmayan bir serüvendir… 

Öğrencilik yıllarında yapmış oldukları macera sever davranışlar yarın meslek hayatlarında karşılarına çok önemli bir engel olarak çıkabilir. 

Evet, Aileler, çocuğumuz nasıl olsa Üniversiteyi kazandı diyerek, çocuğunuzu yalnız bırakmak gibi bir lüksünüz yoktur. Onun bu dönemde yanlış işlere bulaşmasını seyretme lüksünüz de yoktur. 

Çünkü, çocuklar, gençler sizin canınızdır. Neden canınızın acımasını isteyesiniz… O halde, gençlerimize sahip çıkalım… 

Bitti…