DANSÖZLER VE OYNAŞLARI
Tarih: 9.5.2018 07:00:00
Alper Duran

Mehmet Akif´in "İkiyüzlüleri sever oldum, çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım." sözü toplumun ahvali açısından acı bir serzeniştir. Lâkin merhum Akif bu günlerde yaşıyor olsaydı; bu rakamı acaba kaça çıkaracaktı. Modern dünyada kazanma ve yükselme arzusu, insani ve ahlaki değerleri yerle yeksan etmektedir. Mütelezziz sohbeti olan insanlar azalmakta, bunun yerine kafasında kırk tilki dolaştırıp kuyruklarını birbirine değdirmeyen insan modelleri toplumun öncüleri olmaktadır.

 

Nadanların öncü olduğu yerde sözler maglata (mugalata) hükmündedir. Bunun manası ise boş ve manasız kelam demektir. Zihni yanıltmak için söylenen saçma sapan söz demektir. İşte bu durumda sözlerin hükmü eğilip bükülünce karmaşık bir vaziyet ortaya çıkmaktadır. Çünkü roller değişmiş ve hadis-i şerifte buyrulduğu gibi  “ayak baş, baş da ayak olduğunda korkun” denilen ortam temayüz etmiştir. Yapılan hatalardan nedamet duymak yerine, bilakis hakkaniyet ve hikmet adına yapıldığı ikrar edilen bu dönemlerde; ilim ve irfan dairesinde kitabi bir hayat yaşayanlar daima yedek beklemektedir. Bu, gerek siyasette ve gerekse idarede dansözler ve oynaşlarının rakkaslara taş çıkaracak şekilde dönmelerinden kaynaklanmaktadır. Siyasilerin en sevdiği tipler kendilerine en çok göbek atan memur ve bürokratlardır. Vakurlu duruşlarıyla işlerine bakan çalışanlar, siyasilerin teveccühü ile pek muhatap olmazlar. Çünkü bunun geri dönüşünde de sıkıntı ihtimali doğacaktır. Sen benim sırtımı kaşı ben de senin sırtını kaşıyayım mantığı vakurlu memurlara sökmeyen bir anlayıştır. Bu nedenle etrafımıza baktığımızda Ziya Paşa´nın şu beyitine muhatap olmamak imkânsız gibi...

“Ne günlere kaldık ey Gâzi Hünkâr,

Katır mühürdâr oldu, eşek defterdâr!” Bu ahval insanların devletine ve devletin görevlilerine olan güvenini sarsmakta ve bunun getirisi olarakta milletin meselelerine bigâne kalınmaya sebep olmaktadır. Elbetteki bu memleketin mazisinden ders çıkarıp istikbalde muaffak olacak planlar yapan milletin evlatları yok değil. Ancak bunların oldukça az olması ve kritik noktalarda vazife almaması asıl önemsenmesi gereken noktadır.

 

Mefkûre ufku yerine ihale çantası taşıyan siyasiler ile bir üst koltukta dönmenin hayalini kuran memur ve bürokratlar arasında büyük bir rabıta olduğunu herkesin bilmesi gerekiyor. Vizyon çapsızlığı paçalarından dökülen bu zevat, manevra kabiliyeti dolayısıyla şu aziz milletin temsilcisi, devletin mümtaz (!) vazifelisi ve eğitim camiasının münevver (!) bekçileri haline gelmektedir. Ancak bunların unvanları asla karekterlerine değer katamaz. Kalibreleri ve kaliteleri kendisini hemen ele verir. Bulundukları makamdan ve görevden muvakkat bir süreliğine bir paye kazanabilirler; lakin niyetlerindeki o vizyon çapsızlığı kalıcıdır. İşte bu durumu yine Ziya Paşa mükemmel bir şekilde ifade etmiştir.

"Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma

Zer-dûz palan vursan eşek yine eşektir"

(Kötü asıllı –soysuz) birine üniforma soyluluk mu verir; eşeğe altın işlemeli semer vursan yine eşektir.)

 

Geçen hafta yaşadığım bir hadiseyi kısaca aktarmak istiyorum. Bir ortamda oturuyorken yüksek bir vazife icra eden bir abimiz kendisine doğrudan yahut dolaylı bağlı olan iki kişi hakkında bir kıyas yaptı. Ben o iki kişiyi de oldukça iyi tanıyorum. Adamlardan biri yazımızın başlığına birebir uyan tam bir dansöz karakterli. Diğeri ise ortalama işinde gücünde olan eksiklikleri olsa bile doğru düzgün bir adam.

Abimiz bu dansöz kılıklı kişi ile alakalı dediki: "Ya sevmediğimiz kişiler bazen sevdiğimiz arkadaşlarımızdan bize daha fazla hürmet göstermektedirler. Örneğin falanca kişi şu bir yıl içerisinde beni dört-beş kere ziyaret etti ve her defasında da benimle alakalı çok güzel sözler söyledi. İşlerimi çok iyi yaptığımı ve bu göreve çok iyi yakıştığımdan bahsetti. Diğer arkadaşımız ise bir kere geldi, bununla birlikte bir rapor hazırlamış ve raporda bazı işlerin iyi gitmediğinden bahsetmiş dedi." Ve arkasından kendi düşüncelerini şöyle ifade etti: "Şimdi biz birinci kişiyi sevmeyiz ve onunla alakalı olumsuz düşüncelerimiz oldukça fazla. İkinci kişiyi de severiz ve bizim arkadaşımızdır; ama baktığın vakit aralarında büyük fark var. Diğeri daha düzgün bizi överken, kendi arkadaşımız eksikliklerimizle alakalı bir rapor hazırlamış ve bize sunuyor. Şimdi ne diyeceksin bu duruma." Abimizin bu düşünce yapısı, hakikati zihninde ve fikrinde bitirdiğinin en önemli göstergesidir. Bu cümleyi kullanır kullanmaz aklımda işte bugün yazdığım şu yazının genel teması belirdi. Ve kendisine şunu söyledim: “O dostuna seni yağlamadı ve yıkanmadı diye sitem edeceğine şimdi gidip helallik istemen ve gözlerinden öpmen gerekir.”

 

Değerli dostlar sadece dansözler hatalı değil, onlara bu ortamı hazırlayan oynaşları da en az dansözler kadar vebal altındadır. Göz boyama sanatının mükemmel bir şekilde icra edildiği günleri yaşıyoruz maalesef. Hâlbuki bizim medeniyetimizin dili dansözlük ve oynaşlık dili değildir. Bilakis kemal-i edeb dilidir. Ağırbaşlılık ve düzgün karakter dilidir.

 

Allah bizi iyilerle karşılaştırsın...

 

 

Anahtar Kelimeler: DANSÖZLER, OYNAŞLARI
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
eyüp denizli
14.5.2018 13:30:57
eline emeğine sağlık
Yazarın Diğer Yazıları
Delilerin İtibarı (26 Mart 2020 - Perşembe)
İslamın Müslümanları (18 Mart 2020 - Çarşamba)
Tarih Dersleri (11 Mart 2020 - Çarşamba)
İspatlı Yalan (28 Şubat 2020 - Cuma)
Teşekkür Borcu (19 Şubat 2020 - Çarşamba)
İnan Dost (13 Şubat 2020 - Perşembe)
Neler Oluyor Burada (06 Şubat 2020 - Perşembe)
Devlet (30 Ocak 2020 - Perşembe)
Beyaz Enteller (23 Ocak 2020 - Perşembe)
Sözün İstikameti (15 Ocak 2020 - Çarşamba)
Gafletli Şuur (01 Ocak 2020 - Çarşamba)
Yakın Gözlüğü (30 Aralık 2019 - Pazartesi)
Bir İkiden Büyüktür (14 Aralık 2019 - Cumartesi)
Allah, İnsan, Hata Ve Af (29 Kasım 2019 - Cuma)
Turan Ülküsünün Girizgâhı (20 Kasım 2019 - Çarşamba)
Tedbir ve Korkaklık (02 Kasım 2019 - Cumartesi)
Dikenler ve Güller (19 Ekim 2019 - Cumartesi)
Banane Amerikadan (11 Ekim 2019 - Cuma)
Endamsız Salgın (04 Ekim 2019 - Cuma)
Pasta Yoksa Birbirimizi Yiyelim (27 Eylül 2019 - Cuma)
Ahh Ah!.. (13 Eylül 2019 - Cuma)
Sadece Seyrediyoruz -2- (07 Eylül 2019 - Cumartesi)
Sadece Seyrediyoruz (06 Eylül 2019 - Cuma)
Kurumsal Dedikodu (30 Ağustos 2019 - Cuma)
Şaplakçılar (08 Ağustos 2019 - Perşembe)
YOBAZ BAYKUŞLAR (18 Temmuz 2019 - Perşembe)
HAYALLERİMİZ ÇÜRÜYOR (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Yetişkinler Nereye Gidiyor (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
Neden Böyle Oldu Furyası (27 Haziran 2019 - Perşembe)
Müslüman Saati -2- (20 Haziran 2019 - Perşembe)
Müslüman Saati (19 Haziran 2019 - Çarşamba)
Olmayan Ülkenin Pastacıları -2- (13 Haziran 2019 - Perşembe)
Olmayan Ülkenin Pastacıları (12 Haziran 2019 - Çarşamba)
Ömerler Hıdır Oldu (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
Dünya Vatandaşlığı -2- (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
Dünya Vatandaşlığı (24 Mayıs 2019 - Cuma)
Estetiğin Köy Hali (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Kutuplaşacağız (10 Mayıs 2019 - Cuma)
Sağım Solum (02 Mayıs 2019 - Perşembe)
Köhne Aydınlar (25 Nisan 2019 - Perşembe)
Zaman, Mekân ve İnsan (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Safları Sık Tutalım (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
Kilisenin Masum (!) Çocukları (2) (29 Mart 2019 - Cuma)
Kilisenin Masum (!) Çocukları (28 Mart 2019 - Perşembe)
Yok Oluşun Başlangıcı (22 Mart 2019 - Cuma)
Akıl Düzeni (15 Mart 2019 - Cuma)
Millet Şahsiyeti (28 Şubat 2019 - Perşembe)
Değerlerimiz (20 Şubat 2019 - Çarşamba)
Adi-L-Tablolar (15 Şubat 2019 - Cuma)
Vazife Bozgunu (07 Şubat 2019 - Perşembe)
Muhalefet Ahlakı (30 Ocak 2019 - Çarşamba)
Şiir ve Zaman (23 Ocak 2019 - Çarşamba)
Milli Beka: Suriyeli Göçmenler -2- (18 Ocak 2019 - Cuma)
Milli Beka: Suriyeli Göçmenler -1- (17 Ocak 2019 - Perşembe)
Huzursuz Beyinler (03 Ocak 2019 - Perşembe)
Kitapsız Okurlar (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Sanat (19 Aralık 2018 - Çarşamba)
Kucağa Oturup Sakal Yolanlar (12 Aralık 2018 - Çarşamba)
Sükût ve Esrarı Tüm Devirler… (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
Dostluk Üzerine (28 Kasım 2018 - Çarşamba)
Şucular ve Bucular (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
Varlığın Yok Hali (14 Kasım 2018 - Çarşamba)
Kadın Mühim, Aile Ehemdir (07 Kasım 2018 - Çarşamba)
İctimai Sulhun Ehemmiyeti (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Türklük, Irk Mı Millet Mi? (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
Taner Abi Yazdıkların Doğrudur (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
Işıldayan Dönekler (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tıyniyet ve Mücadele (03 Ekim 2018 - Çarşamba)
Gençler Biraz Daha Gayret (26 Eylül 2018 - Çarşamba)
Menfaatin Yolu Düzdür (19 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yönetemeyenler (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Moda: Teşhircilik ve Yokoluş (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Kendinden Büyük Tek Ülke: Türkiye (25 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Sadakat Mi Sefil Kölelik Mi? (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Acillerin Dünyası (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Haritanın Ufku (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çirkinler ve Artistler (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
SES GETİREN ÖLÜMLER 1 (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
ZAMANA KARŞI 1 (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
TEK İNANIŞ (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
KİFAYETSİZLER VE MUSALLA (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
DAVA ERLERİ (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
MAHSUN VATAN DOĞU TÜRKİSTAN (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
ENDÜLÜS (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ZÜBÜK KARDEŞLİĞİ (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
YEDİ NEFES, BİR AYASOFYA (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
VARSAYIM KÖLELERİ (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
KİTAPLAR VE MABEDLERİ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
EMEKSİZLERİN GENÇLİĞİ (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
EĞRİLER ÜLKESİNİN MÜTEŞABİH DOĞRULARI (04 Nisan 2018 - Çarşamba)
NAZARLAR VE KURUMLAR (ÜNİVERSİTE) (28 Mart 2018 - Çarşamba)
BEDELSİZ HASLET EDEB (27 Mart 2018 - Salı)
Sayfa:
Orhan Arslan
Orhan Arslan
İhanet Şebekesinin İhanetleri - 2
Haydar Mermer
Haydar Mermer
Devletimiz Çığlıkları Duymalı!
Erdem Tahıllıoğlu
Erdem Tahıllıoğlu
İslam´da Tevekkül Anlayışı
Alper Duran
Alper Duran
Delilerin İtibarı
Taner Karabal
Taner Karabal
Virüs Belası
Çetin Polat
Çetin Polat
Şampiyonluğa Adım Adım
Kuzey Akkaş
Kuzey Akkaş
El-Aziz
Adem Yıldırım
Adem Yıldırım
"Biz Hep Birlikte Türkiye´yiz"
Muzaffer Karadağ
Muzaffer Karadağ
Nasıl Kalkınabiliriz?
Hanife Döner
Hanife Döner
Spor Yapın Güzel İnsanlar
Halil İbrahim Budaklı
Halil İbrahim Budaklı
Ekonomi Bakanı´nın Sivas İş Dünyası İle Buluşması
Aydın Deliktaş
Aydın Deliktaş
Çevre
Muhittin Karahan
Muhittin Karahan
Namaz Dinin Direğidir
Oğuzhan Sarzep
Oğuzhan Sarzep
Sivas Gümbür Gümbür
Yurdal Epsileli
Yurdal Epsileli
Güzel Günler Gelecek
Adem Akgül
Adem Akgül
Birbirinden Lezzetli Sivas Yemekleri
Aykut Özdoğan
Aykut Özdoğan
Büyüme Hormonu Nedir?
Ekrem Arıs
Ekrem Arıs
Ülkemizde Muay Thai
Metehan Dağcıoğlu
Metehan Dağcıoğlu
Unutulan Bir Değer: Şahabeddin-İ Sivasi
Ahper Nuri Delican
Ahper Nuri Delican
Aile Yapısı
Ahmet Tırpan
Ahmet Tırpan
Kurban Kesilirken Hangi Dualar Okunur?
İsmail Ayhan
İsmail Ayhan
Sivas Belediyespor Sancılı…
Fatih Tabur
Fatih Tabur
Adakta Gaye Allah Rızası Olmalıdır
Kürşad Özkaynar
Kürşad Özkaynar
Goebbels, Komünizm ve Bolşevizm
Eyüp Demirer
Eyüp Demirer
Liyakat, Sadakat ve İlle De Ehliyet
Neslihan Dereli
Neslihan Dereli
İşçiye Cuma Namazı İzni Verilmemesi (İşçi Bakımından) Haklı Fesih Sebebi Midir? –Son-
Emre Gürkan Gürleyük
Emre Gürkan Gürleyük
Yerel Seçimin Ardından,
Mustafa Coşkun
Mustafa Coşkun
AK Parti Toplantısı Sonrası Sivaslılar Ne Yapacak?
Kübra Duran
Kübra Duran
Ege Kıta Sahanlığı Sorunu
Hadi Töre
Hadi Töre
İran 2
Fatma Karakuzu
Fatma Karakuzu
Kitap İnsanı, İnsan Dünyayı Değiştirir
Abdullah Ağbektaş
Abdullah Ağbektaş
40. Hadisi Şerif
Esra Kurt
Esra Kurt
Süresiz Nafaka
Emre Şağban
Emre Şağban
Şehit
Ali Bozkurt
Ali Bozkurt
TİKİ-TAKA
İbrahim Özmen
İbrahim Özmen
Vampir
Ajda Mutlu
Ajda Mutlu
Dünya Çok Güzel, Gezmelisin !
Halil Kalemci
Halil Kalemci
Capital 500 Açıklandı
Yusuf Doğan
Yusuf Doğan
İLAHİ ADALET…
Süleyha Kara
Süleyha Kara
SEVGİNİN ADI
DOLAR
6.5160
EURO
7.2150
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Gün ışığı geldiğinde; kör insanı rehber olarak kullanmak saçmalıktır…” Heinrich Heine

Heinrich Heine
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ? -Hapşırdığınız zaman kalbinizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. (Ya bi kez griptim hesapladım 120 kez hapşırmışım demek ki kalbim 1 dakika durmuş o gün) -Eiffel kulesinin tepesine çıkana kadar

İlginç Bilgiler