Dünyanın En Güzel Selamını Veren Komutan ALİYA
Tarih: 11.7.2018 07:00:00
Hanife Döner

 

   Ne zaman aklıma Bosna gelse Batının o mağlup olmuş insanlığını, tüyler ürpertici zalimliğini, kan dondurucu kitle soykırımını hatırlarım. Avrupa´nın tam ortasında 1992´de başlayıp dört yıl süren bu hayasız akına (Türkiye ve birkaç ülke hariç ) birçok dünya ülkesi kör, sağır ve dilsiz olmuş, yapılan zulmü nedense görmezden gelmişlerdi. Hiçbir şey yapmadıkları gibi hatta dolaylı yönden yardım bile etmişlerdi. Bir canavara dönüşerek, tarihe adlarını kanla yazdıracak olan Sırp ve Hırvat askerleri, komutanlarından aldıkları emirle daha düne kadar kapı bir komşuları olan Boşnak kadınları, erkekleri, yaşlıları, çocukları, bebekleri hunharca katlediyordu. Aslında ölüm, Avrupa ‘nın gözünde sadece bir rakamdan ibaret olan Boşnaklara değil, insanlığa uğramıştı. Ve maalesef hiç gitmedi.

   Tanıklık yaptığım o yılları düşündükçe hala kalbim titrer, gözlerim dolar. Sadece Bosna Hersek´in değil medeniyetimizin ortak değeri, mazlum ve savunmasız bir halk adına ayağa kalkmış, Bosna´yla özdeşleşerek özgürlüğün simgesi haline gelmiş olan Aliya İzzetbegoviç´i de hatırlarım. Bosna´nın hafızalara ve tarihe taşınan o muhteşem bağımsızlık mücadelesindeki en önemli ana rol onundur çünkü…

   Ruhunu rahmana teslim edişinin on birinci sene-i devriyesinde, onu dualarla, saygıyla ve şükranla andık geçtiğimiz pazar… 8 Ağustos 1925 yılında başladığı hayatı, 19 Ekim 2003 yılının Ekim´inde, yıldızların altından geçerek son bulmuştu. Cenazesi  - yağmurlu bir günde- gökyüzü tekbir sadalarıyla inlerken, yağmur alsın diye kubbesi açık bırakılan kabrine defnedilmişti.

  Bedeli çok ağır olsa da bağımsız Bosna kimliğini tüm dünyaya tanıtmak için hayatı boyunca cesurca mücadele eden özgürlük savaşçısı bu yegane insanı, diğer dünya liderlerinden ayıran en önemli fark neydi?

  Siyasetçi her zaman vardır ama devlet adamı bulmak kolay değildir. O, yakın tarihimizin ve Avrupa´nın son yüzyılda gördüğü en önemli devlet adamı, entelektüel bir alt yapıya sahip, felsefi ağırlığı olan bilge bir Müslümandı. ‘´Bilge Kral´´ lakabını fazlasıyla hak eden çağdaş bir aydındı. Onun fikirlerinin derinliğini ve birikimini daha iyi anlamak için özellikle : ‘´İslam Deklarasyonu, Tarihe Tanıklığım, Köle Olmayacağız, Doğu Batı Arasında İslam, Özgürlüğe Kaçışım (mahkumken yazdığı), Konuşmalar, Bosna Mucizesi ve Anılarım adlı dünyaca ünlü kitaplarını okumak gerektiğine inanıyorum.

   Bütün bunların yanı sıra benim nazarımda onu seçkin bir mücahit yapan, Avrupa´ da bütün kıyım ve zulme rağmen demir gibi sağlam bir maneviyatla Müslüman olmanın , ‘´Her şeye kadir olan Allah´a and olsun ki köle olmayacağız.´´ Diyerek üçüncü bir yolu seçmenin, dünyaya İslâm´ın tutsak edilemeyeceğinin, Hak ve halk için zalimlere karşı direnmeyi tüm ümmete göstermenin ispatıdır o. Bir ömrü bir sevdaya adayarak, başı dik ve onurlu olarak ölmenin adı olmasıdır.

  Emsaline az rastlanır bir lider olan Aliya´nın, Bosna´da efsane haline gelen ´devasa haç´ cevabını burada hatırlatmanın da tam zamanıdır.

   En ağır ve o zor günlerde İslam adına ne varsa yakılıp yıkılıyordu. Köprüler, camiler, hanlar… Osmanlı´ya ait çok değerli bir eser olan olan Mostar Köprüsü de tüm dünyanın gözü önünde canlı yayında bombalanarak yıkılmıştı. Mostar´ın en hakim tepesi Hum tepesine ise devasa bir haç dikilmişti.

 Bakın bu konuyu Aliya´nın en yakınları nasıl aktarıyor:

  ‘´Bosna Savaşı esnasında, Osmanlı yadigârı, Mostar Köprüsü´nün bulunduğu Mostar şehrinde Hırvat komutanla görüşen Aliya İzzetbegoviç´e, komutan, tehdit havasında dağın tepesine dikilen devasa büyüklükteki haçı göstererek “Bak, biz haçı nasıl diktik. Şimdi sizin hilâlden daha yukarıda bir haçımız var. Bunu kaldırmaya gücünüz yeter mi?” diye manalı bir soru sorar. Aliya İzzetbegoviç de, bu söz karşısında meseleyi gülümseyerek geçiştirir, “Hele bir gün geceye dönsün” der.

  Akşam karanlığı basınca da Hırvat komutanını dışarıya davet edip şahadet parmağını göğe kaldırarak tüyleri diken diken eden şu sözleri söyler: “Sayın komutan, şimdi sen de bir semaya bakıver! Şu hilâli ve yıldızı görüyor musunuz? Senin onları yok etmeye gücün yeter mi? Ne kadar yükseklere haç dikseniz de onu geçemezsiniz ve asla onu oradan da indiremezsiniz. Onlar semada olduğu müddetçe biz de inşallah varlığımızı devam ettireceğiz! ”

    "Biz kaybettik ama onlar kazanmadı." Diyen kahraman Aliya... Tarih ve biz seni asla unutmayacağız . Bu ümmet kıyamete kadar hep seni hayırla anacak efsane komutan. Ruhun ebedde, davan bizimle devam edecek.

Ve duam şudur ki, Allah senin gibi Aliya´ları yeryüzünden hiç eksik etmesin.

Mekanın cennet ve âli olsun inşallah.

 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SİVAS 2 TEMMUZ DEĞİL 4 EYLÜL´DÜR (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
HOŞ GELDİN VAKTİN SULTANI (18 Mayıs 2018 - Cuma)
Sayfa:
DOLAR
4.6560
EURO
5.4274
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
"Gülen nar, bağı bahceyi de güldürür;

sxyl

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2