Taner Karabal


Farkında Mısınız? MHP’liler, Erdoğan’ı Daha Çok Sahipleniyor!..

Farkında Mısınız? MHP’liler, Erdoğan’ı Daha Çok Sahipleniyor!..


Herkesin sinirleri bozuk sıralar. Millet ne yapacağını bilemez durumda. Dolar, ben bu satırları yazdığım esnada 17,435 TL’ydi. Dolar daha ne kadar çıkar? Nerede durur? Anlayacağınız ben de sizler gibi sadece temenni ederek, bekliyorum. Allah, fakire- fukaraya, garip- gurebaya yardım etsin...

Benim, asıl üzerinde durmak istediğim konu; AK Parti’de geçmişte ya da bugün siyaset yapan etkili, yetkili kişilerin ya da AK Parti sayesinde makam - mevki elde etmiş, parasına para katmış şahısların suskunluğu! Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemek şöyle dursun, bazılarının ağızlarını bıçak bile açmıyor. Acaba diyorum hani bu zat-ı muhteremler kendilerini olası bir Erdoğan sonrasına mı, hazırlıyorlar? İnsan, ister istemez bu soruyu kendisine soruyor? AK Parti sayesinde, Erdoğan sayesinde bir takım yerlere gelenler anlaşılan kerameti kendilerinde görmeye başladılar! Akılları sıra uyanık davranıp, mevcut kazanımlarını korumaya çalışıyor bu kesim. Bu zatı-ı muhteremler kapı arkalarında Tayyip Erdoğan’ı eleştirip, kapı önünde şakşakçılık yapıp bugüne kadar suyun üzerinde kalmayı başardılar.

İşte bahsettiğimiz ve en çok AK Parti’ye zarar veren kesim de bunlar. Bunlar hiçbir zaman ellerini taşın altına koymadılar. Hep yüzer-gezer davrandılar. İş takibi yapıp aslında kendi ceplerini doldurdular. Şimdi bu kesim geriye çekildi ve “Canım ekonominin gerçekleri var. Bir bilinmeyeni deniyoruz.”  diyerek arka planda kalmayı tercih ettiler her zaman.  Hiç önemli değil. Bu partide kendine oynayan, benim özgül ağırlığım var, ben olmazsam, benim şehrimden, yöremden oy alamazsınız diyenleri, bu toplum eleminize etti. Kalan artıklar da eleminize olur. Ama bugün ses çıkarmayan, sahiplenmeyen, zor zamanda safını ve yerini belli etmeyen kim olursa olsun ister milletvekili, ister il ya da ilçe başkanı, meclis üyesi veya belediye başkanı veya partinin en tepesinde konumlanmış olanlar hülasa gri davranıp, saklanan herkesi de bu toplum görüyor ve biliyor…

İşin en ilginç tarafı da MHP’li siyasetçi, gazeteci ve tv yorumcularının AK Partililerden çok daha fazla Tayyip Erdoğan’ı sahiplenmesi ve desteklemesi. MHP Genel Merkez Yöneticileri daha akıllı ve bilinçli şekilde Tayyip Erdoğan’ı sahipleniyor. Mesela en son Sivas Milletvekili Ahmet Özyürek, Zara’da, partisinin bölge istişare toplantısında konuşmuş. Özyürek, bir AK Partiliden daha çok ve daha samimi bir şekilde olayı özetlemiş. Özyürek’in konuşmasını aynen ben de sizlerle paylaşıyorum. Diyor ki, Sayın Özyürek; “Türkiye ekonomik sıkıntılardan kurtulacak. İç ve dış baskılardan kurtulacak. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi zaten Türkiye’nin karşısında. Kavala’yı hemen serbest bırakın diyorlar. Arkasından Türk yargısı da diyor ki ‘hayır, sizin dediğiniz gibi değil, burada deliller ve kanıtlar var. Bu adam ajandır ve tutuklanması gerekiyor.’ Bu sefer de Türkiye geri adım atmıyor. Atmayınca dediğim gibi ekonomik şeylerle oynuyorlar, sıkıntı oluyor. Arkasından neler yaptılar biliyorsunuz. Hemen yakın zamanda,  bir ay, bir buçuk ay öncesi 10 tane büyükelçi çıkıyor Osman Kavala’nın serbest bırakılması ile ilgili bir deklare yayınladı. Hepiniz gördünüz. Muhalefet hemen dedi ki; ‘Evet haklı’. Kılıçdaroğlu ve İP’in Genel Başkanı, ardından zaten HDP, PKK’nın işbirlikçisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi onların temsilcisidir. ‘Evet doğrudur, 10 büyükelçi doğru söylüyor, serbest bırakılması lazım ama sakın ola şunu yapmayın. Neyi yapmayalım? 10 büyükelçinin vermiş olduğu kararlara karşı gelip de 10 ülkeyi de karşımıza almayalım. Sonra zaten kötü durumdayız. Bakın iyice kötü olur’ diyor. Bakın dışarıdaki Amerika ve 10 tane ülkeyle beraber dışarıdaki işbirlikçiler ve içerideki muhalefet nasıl çalışıyor. Ha ne oldu? Türkiye’nin kararlılığı ile 10 büyükelçi geri adım attı. Türkiye, ekonomik sıkıntılardan, iç ve dış baskılardan da kurtulacak. Cumhur ittifakına inanın ve güvenin” diyerek olayı aslında temel olarak özetlemiş Sayın Vekil.

Yorumu artık siz yapın. Ben daha fazla konuşmayayım. Artık iğneyi kendimize batırmanın zamanı geldi de geçiyor bile…