Enes Soybayraktar


Şiddete Özenmek

Şiddete Özenmek


Ne oluyor bu çocuklara? Her gün daha saldırgan ve hırçınlaşıyorlar. Kavgaya meyyal yaşlarına bakmak dan ceplerinde taşıdıkları sustalı bıçaklarla, arkadaşlarına saldıran ve okullarda şiddete başvuran bu çocukların hali ne?

İlköğretim okullarına kadar inen bu şiddete yönelen gidişatın sebebi nedir? Çocuklarımızı kavgaya iten sosyal nedenleri ailelerden başlamak kaydıyla, çevresel etkenlerle beraber araştırıp çözmeliyiz.

Çetelere ve mafyalara özenen, karanlık işler dediğimiz insanları kötü bir duruma sokabilecek işlere özenen çocukların neden bu düşüncelere sahip olduklarını sorgulamalıyız.

Şiddet içerikli filmlerin çocuklar üzerinde bıraktığı izleri ve bu filmlere çocukları çeken nedenleri iyi araştırmalı ve sebeplerini ortadan kaldırmak için çalışmalar yapmalıyız. Bunda öncelikle aileler sorumlu. Devlet olarak da elbette önlemlerini almalıyız.

Kişilerin nefret, şiddet, kavga, sinirlilik gibi kötü duygulara yönelmesinin sosyal sebepleri toplumsal dokunun anarşiye yönelmesiyle aynı olacağından bunları tez elden bulup çözümlerini ortaya koymak zorundayız.

İşsizlik, açlık, gelecek kaygısı ve sırf artistlik olsun diye televizyonlardaki özendirici dizilere heveslenecek etkenleri ortadan kaldırmalıyız. Çocuklar kayıt cihazı gibi gördüğünü ve duyduğunu kaydeder. Onların bu özelliklerini aklımızdan çıkarmadan hareket etmeliyiz.

Evlerde izlettirdiğimiz filmlerden, bilgisayarlarda oynamalarına izin verdiğimiz oyunlara kadar, onları şiddete özendiren etkenleri dikkatle tespit edip, onlara fırsat vermeyecek bir otokontrol sistemi kurmalıyız diye düşünüyorum.

Güvenlik güçleri, asayişten sorumlu kurumlar, eğitim kurumlarının yöneticileri daha dikkatli olmalı, caydırıcı tedbirleri olabildiğince fazla almalıdırlar. Bu gidişat hayra alamet değil.

Daha ilkokul çocukları hem de kız-erkek demeden ellerinde bıçakla kavgaya karışıyorlar ve arkadaşlarına hiç çekinmeden vuruyor, ölümlerine sebep olabiliyorlarsa bunu sebebiyle beraber çözümü de bulunmalıdır.

Çok fazla serbest bırakılan çocuklar, özgürlükle sorumsuzluğu karıştırıyor olabilirler. Ailelerin yaklaşımı, aile büyüklerinin birbirleriyle olan ilişkileri, anne-babanın çocuklarıyla olan ilişkileri hepsi mutlaka sorgulanmalıdır.

Gerçi toplumun genelinde bir asabilik söz konusu. Hemen her şeye hemencecik parlıyor, ilk fırsatta kavga sebebi olarak algılayıp kavga etmenin yolunu buluyoruz. Nedir insanları bu kadar asabileştiren ve ruh sağlığını bozan şeyler.

Bu sadece bizim ülkemizde değil, sosyal yönden gelişmiş, ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde de yaşanıyor. Maddi hayatın manadan soyutlanması mıdır bunun sebebi acaba? Manevi hayatın müeyyidelerinden uzak toplumların, yetiştirmeye çalıştığı nesil elbette bir tarafı eksik yetişecektir. Bütün bunları sorgulamalıyız.

 

Nereye gidiyor insanlık kavga etmekle Şeytan ayrıntıda gizlidir. O ayrıntıyı bulmalı ve şeytanın insanları şiddete sevk eden o aldatıcılığını gözler önüne sermeliyiz.

Bunu çocuklarımız ve gençlerimiz içinde yapmalı, onların daha bu yaşlarında ruh sağlıklarını bozan unsurları ortadan kaldırmalıyız diye düşünüyorum.

Bu sorumluluk hepimizin. Hiç kimse bundan kaçmasın. Bana değmeyen yılan bin yaşasın derseniz, biliniz ki o yılan bir gün sizi de sokacaktır.