Türk Futbolunun Garip Halleri
Tarih: 3.11.2018 07:00:00
Orhan Arslan

Her yıl olduğu gibi, bu yıl da, futbol sezonu, büyük bir ihtişamla açıldı...

Beklentiler, gösterişli törenler, transfer edilen yeni topçuları, Yeni çalıştırıcıları, hava alanlarında, devlet adamı mantığı ile; karşılamalar... Lig başlamadan ve daha geldiği ligin ne olduğunu anlamadan; bu gösterişli karşılamaların arkasından yapılan; tutarsız ve saçma açıklamalar...

´´BİZ, BU SENE KESİN ŞAMPİYONUZ...

BURAYA... TAKIMI ŞAMPİYON YAPMAYA GELDİM...

BU SENE BU LİGDE EN AZ 30 GOL, ATARIM...´´

Evet, bu tür açıklamaları çok duyduk. Adamlar ne yapsın? Yeni bir Ülkeye işini yapmaya geliyor. Adam, daha ilk adımda şaşırıyor. Bir bakıyorsunuz, adamı; birileri kral gibi karşılıyorlar. Bu karşılamanın havası ile;  O, topçu da; başlıyor, atıp, tutmaya... Nasıl olsa; dilin kemiği yoktur...

Bir de; taraf olmanın zirvesine erişmiş; spor basınımız var. Adamlar haklı. Ekmek paralarını, yahut geçimlerini; bir takımın amigosu gibi, spor basınında; yer almakta görmektedirler. Bir bakarsınız, Amigodan daha şiddetli fanatik taraftar gibi, pozisyon alırlar. Spor sunumları bir kavga ortamı içerisinde geçer. Bir birlerine saldırırlar... Bağırırlar... İtham ederler... Olmayan onlarca haberi, falandan duydum, filan böyle diyormuş... Gibi açıklamalarla; TV ekranlarını saatlerce işgal ederler...

İşte, bu adamlar da;  gelen yeni topçuları, göklere çıkarmaya hazırdırlar. Uçururlar, kaçırırılar, adamlara insan üstü, güç verirler, kurtarıcı ilan ederler...

Nereye kadar?

Sonra, lig başlayıp, gerçekler ortaya çıkana kadar... Arkasından başarısızlıklar peş peşe geliyor. İşte, O, zaman ilk çark eden spor yorumcuları olur. Çünkü, faturanın kendilerine kesilmesinden çekinirler... Olur ya, patronları işten atabilir. Onun yerine daha fanatik bir, yorumcu alabilir...

Aynı sunumcular, muhabirler; yabancı hayranı olduklarını; maç anlatırken de; gösterirler. Dışarıdan gelen bir Türk kökenli yahut, Müslüman ismi taşıyan, topçunun ön adı; Adem, olmasına rağmen; ısrarla ikinci ismini söylerler ve de, söylerken zorlanırlar. Tıpkı, Mustafa demek yerine, El Kabir, gibi anlamsız bir kelimeyi telaffuz ederler... Atıf, demezler. İkinci ismini söylemekte zorlanırlar. Hüseyin demezler, Hoseyni gibi, anlamsız zorlamalar yaparlar...  Ancak, adamın ismi bize tamamen yabancıdır. Onu doğru şekli ile söyleyebilirsiniz... Alex, gibi, Robinho, gibi... Bunda bir sakınca olmaz. Bu durum, yabancı dil hayranlığının dile yansımış, şeklidir.

Haftalar ilerler. Yeni gelen topçular da, ligi tanıdıktan sonra; gerçekçi açıklamalar yapmaya başlarlar...

Türkiye ligi, deyip söze başlarlar... Zormuş.., Çetinmiş.., Sertmiş.., Mücadeleci imiş... Yahu kardeşim siz buraya; bale yapmaya mı geldiniz!!! Top oynamaya geldiniz, top... Ahhh, bunu bir bilseler...

Magazin basınına malzeme olmak, birinci görevleridir. Falan gece kulübünde, filan eğlence yerinde, sabahlamak;  antrenmanları  sayılır!!! Seyirci bunları bildiği halde; topçuyu alkışlar, ona gaz verir. Adam ne yapsın yanlış bir iş yaptığı seyirci tarafından fark edilecek, beni protesto edecekler diye, beklerken; adamı sahada bir de; alkışlarlar...

Aynı seyirci; Bir Devlet dairesinde işi biraz aksamış olsa; küplere biner... Neden görevinizi yapmıyorsunuz? diye ortalığı kırar, geçirir...

SAHADA GÖREVİNİ YAPMAYAN TOPÇUSUNU İSE; BAĞRINA BASAR. ONUN HATALARINI BİLE; ALKIŞLAR... BUNUN ADI, FANATİZM´ DİR...

YENİ ALINAN MİLYON DOLARLIK ADAMLAR;

Karşılarında başarıya aç, topçuların oluşturduğu takımları görünce; sahada yıkılmaya, yok olmaya, sakatlanmaya, mazeret uydurmaya başlarlar... Kısacası; Kendilerini hava alanlarında karşılayan taraftarların sevgisi ve bağlılığı da; saha içerisinde onları kurtarmaya yetmez.

Yavaş, yavaş, seyirci anlayışsız olmaya, homurdanmaya başlar... Protestolar yükselir... Sonra ıslıklamalar, sonra, yuhlamalar... Film bitti...

Bu sefer yöneticiler vay yandıma düşer. Nasıl etsek te; bu çalıştırıcıyı, topçuyu; en az zararla takımdan göndersek!!! Manevralar başlar... Aleyhte açıklamalar, arkasından gelir... Bir bakarsınız çalıştırıcı ise; sözleşmesi fes edilir... Topçu ise; kadro dışı bırakılır...

Güzeeelll... Güzel de; bu işin faturasını kim ödeyecek? Tabii ki; takım ödeyecek... Onu anlamayacak ne var. Ondan sonra; takım battı, enkaz devir aldık, para sıkıntımız var, diye ağlamaya başlarlar...

Gelelim Lig gerçeğine...

Geçen haftalarda yazdığım tüm değerlendirme köşe yazılarında; gelecek haftalarda sürprizlere açık olun. Bu ligde her takım, her takımı yenecek güçte, diye belirtmiştim.

Büyük diye adlandırılan takımların ne hallere düştüğünü görüyoruz. Anadolu takımları mütevazi bütçelerine rağmen; Türk futboluna katkı vermeye, devam ediyorlar.

Önceki yıllarda; sınırsız şekilde borçlanan büyük takımlar, daraldıkları zaman; Yıldız futbolculara para yatırarak, bu açıklarını kapatmayı beceriyorlar idi. Kısacası, yeni bir  topçuyu,Türk futboluna kazandırmak gibi, bir çabaları yoktu. O, ismi büyük olan takım çalıştırıcıları; Ellerindeki milyon dolarlık adamlarla, maç kazanmanın keyfini çıkarıyorlar idi. Taraftar ise; bu gerçekleri görmeden, mantıksız bir fanatizim ile; adamların yanlışlarını bile, savunmaya devam ediyordu. Yöneticiler ise; zoraki kazanılan maçların, keyfini çıkarıyorlardı. Kaybederler ise; bahane hazırdı. Hakem, saha, formsuzluk, hava şartları, falan, filan...

Amma, bu sene mali dengesizliklerden dolayı; transfer yollarının kapanması; gerçekleri ortaya çıkardı. Kral Çıplak...

Kimi zaman; İlk derslerini, Avrupa kupa elemelerinde alıyorlardı. Sıradan takımlar; bizim görkemli takımlarımızı eliyorlardı. Bizim takımın bir futbolcusunun bile; maddi değerinde olmayan takım; maçı kazandıktan sonra, kendileri bile; şaşırıyordu. Bizim taraf ise; gayet olgun bir şeklide; İş kazası, yorumları yapıyordu. Kimse çalıştırıcının yetersizliğini, ilgisizliğini, görmüyordu. Topçunun işine karşı olan, sorumsuzluğunu; anlamıyordu. Arkasından bir açıklama geliyordu:´´Bizim için, önemli olan Lig şampiyonluğudur.´´ Öyle ya, taraftara bir açıklama yapmak gerekiyordu. O, açıklama, sanki elenmenin acısını unutturacaktı. Bazen, O, başarısızlıklar; Lig şampiyonluğunu da, getirmiyordu... Olsun...

Yeni ümitler, yeni topçular, yeni çalıştırıcılar... Arkasından gelecek yıl başlayacak olan; Lig, serüveni... Kısacası, bu kısır döngü, devam edip, gidiyordu...

Lig başladı,

Büyük takımlar denen, takımlarda; çöküş ve tükeniş başladı...

Artık ´´Var´´ sisteminin yerleşiyor olması da; insanları, gerçekler ile, yüzleştirdi. Kimsenin itiraz hakkı kalmadı.

Sabahlara kadar eğlence merkezlerinde zaman geçiren topçular; sahalarda yerlerde sürünür oldu. Futbol hayatları ile gündem oluşturması gerekenler; magazin basınına, malzeme olmaktan çekinmediler. BJK´ nın transfer ettiği kaleci, magazin basınının ilk geldiği zamanlar; baş aktörü olmaya adaydı. Üstelik tüm fanatik taraftarlar;  bu sorumsuzluklara sahip çıktı. Topçusunu alkışladı. Magazin basınına küfür etti.

Bu Kalecinin, Kimse yediği hatalı golleri konuşmadı. Avrupa kupası son maçında eğer, rakip takım futbolcuları; BJK´nın son dakikalarda enerjisinin bittiğini fark etseler idi; Muhterem kaleci kalesinde dört değil; belki daha fazlasını görürdü. Bütün bu gerçekler, göz ardı edildi... Rize Spor karşısında alınan zoraki, galibiyet; Bu gerçeklerin, var olmasını değiştirmez.

Evet, ben kaybedeni eleştirmeyeceğim. Alkışlar ve Tebrikler MALATYA SPOR, Alkışlar ve Tebrikler ANKARAGÜCÜ,   Alkışlar ve Tebrikler eksik oynamasına, kaybeden taraf olmasına rağmen; Rize Spor... Büyük takımların neden kazanamadığı üzerine; büyük yorumcular; sabahlara kadar konuşur. Ancak, gerçekleri, bir türlü söyleyemezler... Tüm spor basınında görev yapan yorumculara bir hatırlatma.

EY YORUMCU BEYLER! ÜLKEDEKİ SÜPER LİGDE 18 TAKIM VAR, Bu maçlar onların arasında oynanıyor. O, Takımların hepsi; Bu ÜLKENİN TAKIMLARIDIR. Siz, 10 cümle ile, büyük dediğiniz takımlardan söz ederken; bir-kaç cümlede Küçük dediğiniz takımlardan söz edin. Bu spor yayıncılığının bir ahlakı yok mudur? Adamlar sizin büyük dediğiniz takımları; evire-çevire yenmişler. O halde, onların emeklerine saygı duyun. Tarafsız yorum yapın, Kazananı ayakta alkışlayın...

Yeri geldiğinde statta, bir olumsuz olay olunca; ağzınızı açıp, fanatik taraftar diyerek; insanları yargılamayı iyi biliyorsunuz. Aynı mantıkla aynaya bakın ve yaptığınız yorumların; fanatik seyircinin yaptığı ile, ne farkı olduğunu; bize açıklayın...

Anadolu takımlarından söz ederken, sanki bir düşman takımından söz eder gibi; tavır takınmaktan vazgeçin. Büyük dediğiniz takımlar gol atınca, çığlık atan sizler; Küçük dediğiniz takımlara gol atınca, bir çığlık ta; onlar için atın...

Bu sene, Anadolu takımlarının kazanacağı maçları, buna benzer sonuçları hep göreceğiz... Çünkü, Büyük takımlar göz boyayıcı, transferler yapamayacaklar. UEFA, tepelerinde...

Sahi milyon dolarlarla transferi için, takımların bir birine düştüğü; Emre, nerelerde? Bir-kaç haftadır yoktur. Şimdi, sıkı durun. Transfer mevsimi alınan bazı isim yapmış topçular, ilk maçlarda başarısız olunca; Büyük, büyük çalıştırıcılar; uyum sorunundan bahsederek; hem topçuyu aklarlar, hem de; kendi beceriksizliklerini, ört-bas ederlerdi. Ancak, daha dün transfer ettiği bir yerli topçuyu; uyum, muyum meselesini düşünmeden; iki maç kazanmak adına; sahaya sürerler. Maçları alır, keyfini yaşarlar. Ancak, topçu bu arada ya sakatlanır, ya tükenir. Çünkü, onun da, amacı; tüm fizik gücünü kullanarak, yeni takımına kendini kabul ettirme çabası içerisine, girmektir.

SONUÇ; SAKATLIK...

Bir de, oturdukları yerlerde milyon dolarları, cebe atan topçular vardır. Gel keyfim geeellll...  Nasıl olsa; idareciler, hesapsız iş yapar, Seyirci günü birlik sevinir. Topçu ise; cebine attığı milyon olarlar ile; sırt üstü yatar... Hem idarecilerin saflığı ile, hem seyircinin fanatikliği ile; alay eder... Tarık Çamdal, Ozan, Larin... Liste uzar, gider...

Böyle saça, böyle tarak misali...

Ayrıca sormak lazım? Görevlerinden alınan yabancı ve yerli hocalara ödenen, astronomik paralar, kimin cebinden çıkıyor? Milli ekonomiye zarar değil midir? Federasyon yetkilileri buna bir çözüm üretemez mi? Örneğin yapılan sözleşmeler de; bu tür ayrıcalıklara yer verilmesin. Daha makul, daha gerçekçi, sözleşmeler yapılsın... Başarılara endeksli sözleşmeler yapılsın. Başarısızlık anında; faturanın çalıştırıcıya kesileceği sözleşmeler, yapılsın. Aynı şartlar, topçular için de; geçerli olsun. Parayı alan, yan gelip, yatmasın. Bunları yapmak; o kadar zor mudur?

İşte asıl mesele budur... Bu kadar çok geniş açıdan düşünecek idareci gerekir. Kendi kişisel manevi çıkarlarını değil de; kulübün yararlarını önceleyecek, idareci gerekir... Boy göstermeye, şov yapmaya değil de; işi profesyonel bir şekilde yapacak idareci gerekir...

Şimdi birileri diyecek ki; hikaye mi anlatıyorsun? be kardeş... Doğrudur, Bu Ülke gerçeklerine göre; hikaye anlatıyorum.... Selam ile...

Anahtar Kelimeler: Türk, Futbolunun, Garip, Halleri
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Milli Eğitim Bakanlığına Öneriler - 2 (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
Milli Eğitim Bakanlığına Öneriler (14 Kasım 2018 - Çarşamba)
Yalan Söylemek Yalan Haber Yapmak (20 Ekim 2018 - Cumartesi)
Okullar Açıldı Sıkıntılar Başladı (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
Sizler Kimsiniz? Nereden Geldiniz? (02 Ekim 2018 - Salı)
Orta Doğu Sarmalında Dengeler (22 Eylül 2018 - Cumartesi)
MEB Bakanlığında Umutlar Bitmesin (15 Eylül 2018 - Cumartesi)
Barış Hikayeleri (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Zor Bir Ekonomik Savaş (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Dostluk ve Vefa Buluşmaları (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yürekli Cesur Vatansever Gençlik İstiyoruz (08 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İhanet Şebekesinin İhanetleri (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
BAŞKANLIK SİSTEMİ HAYIRLI OLSUN (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
SEÇİM SONRASI ELEŞTİRİLER (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
SEÇİM SONUÇLARINDA RAKAMLAR NE DİYOR (29 Haziran 2018 - Cuma)
YENİ DÖNEM HAYIRLI OLSUN (26 Haziran 2018 - Salı)
NEFES NEFESE YARIŞ (21 Haziran 2018 - Perşembe)
SEÇİM BAYRAM YARIŞ (14 Haziran 2018 - Perşembe)
AF MESELESİ... (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
KARŞI OLMAK KARŞI OLMAK (15 Mayıs 2018 - Salı)
SOSYAL MEDYADA BAŞKANLIK SEÇİMLERİ (26 Nisan 2018 - Perşembe)
BACASIZ FABRİKAYA SAHİP ÇIKINIZ (17 Nisan 2018 - Salı)
EĞİTİM POLİTİKAMIZ MEMNUN ETMİYOR (03 Nisan 2018 - Salı)
PEYGAMBERİMİZİ TANIMALIYIZ (23 Mart 2018 - Cuma)
AFRİN HAREKÂTI İPEK YOLU VE ÇİN (14 Mart 2018 - Çarşamba)
DİZİLERDEKİ YANLIŞLIKLAR (07 Mart 2018 - Çarşamba)
CAM KIRIKLARI (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
ZORUNLU EĞİTİM (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
ANLAYAMADIĞIMIZ İFADELER DURUMLAR (14 Şubat 2018 - Çarşamba)
ARIZALI VATANDAŞLAR (08 Şubat 2018 - Perşembe)
TUTARSIZLIKLAR (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
MAKAM SAHİBİ İLKELİ OLMALIDIR (25 Ocak 2018 - Perşembe)
GEREKSİZ GERGİNLİKLER (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
DARBELER TARTIŞMASI (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
DEVLET GÜÇLÜ OLMALIDIR (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
DÜŞÜNCELER ZOR ZAMANLAR (11 Ocak 2018 - Perşembe)
YENİ YILDA TRAFİK CEZALARI ARTIRILDI (04 Ocak 2018 - Perşembe)
BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN KUDÜS OYLAMASI (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ABD TERÖR KUDÜS (09 Aralık 2017 - Cumartesi)
ŞİMDİ BİRLİK BERABERLİK ZAMANIDIR (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
ÖĞRETMENE SELAM OLSUN (25 Kasım 2017 - Cumartesi)
LİGDE 12. HAFTANIN ARDINDAN (21 Kasım 2017 - Salı)
NEREYE GİDİYORUZ (10 Kasım 2017 - Cuma)
SOSYAL HAYAT AÇISINDAN YAPILMAK İSTENENLER (04 Kasım 2017 - Cumartesi)
BATI KUDURDU (31 Ekim 2017 - Salı)
AB TOPLULUĞU İLE İLİŞKİLERİMİZ (28 Ekim 2017 - Cumartesi)
EĞİTİM ÖĞRETİM İHMALE GELMEZ (18 Ekim 2017 - Çarşamba)
BARZANİ NE YAPMAK İSTİYOR (03 Ekim 2017 - Salı)
ÇALIŞMADAN MAAŞ ALANLAR (28 Eylül 2017 - Perşembe)
SINIR ÖTESİ SICAK OLAYLARA GEBE (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN (23 Eylül 2017 - Cumartesi)
YASAK KİTAPLARDAN KİTAP FUARLARINA (18 Eylül 2017 - Pazartesi)
KAYIT DIŞI EKONOMİYE ZARAR VERMEKTEDİR (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
OKULLAR AÇILIRKEN, GENÇLİĞE HİTABE (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
ANADOLUDAN GÖÇÜ ÖNLEMEK (05 Eylül 2017 - Salı)
BAYRAM VE DOSTLUK (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
TRAFİK KURALLARINI İHLAL ETMEYELİM (22 Ağustos 2017 - Salı)
ÜNİVERSİTELER VE GENÇLİĞİMİZ (16 Ağustos 2017 - Çarşamba)
GÜL YETİŞTİREN ADAM OLMAK ZORDUR (12 Ağustos 2017 - Cumartesi)
BU KADAR GERİLİM YETER (10 Ağustos 2017 - Perşembe)
İĞNELEMEK... (08 Ağustos 2017 - Salı)
TÜKETİM ÇILGINLIĞI EKONOMİNİZİ ÇÖKERTİR (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
ASIL GÜNDEM NEDİR? NELER OLUYOR (04 Ağustos 2017 - Cuma)
HAVAMIZ NASIL OLACAK (01 Ağustos 2017 - Salı)
HÜKUMETTE BAKAN DAĞILIMI VE DENGELER (21 Temmuz 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ COŞKUSU (15 Temmuz 2017 - Cumartesi)
BAYRAM GELDİ GEÇTİ! (12 Temmuz 2017 - Çarşamba)
AHLAKLI ADALETLİ OLMAK ŞARTTIR (11 Temmuz 2017 - Salı)
SİVASIN ÇEVRELERİ (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
TERÖR YÜRÜYÜŞ FETÖ İLE MÜCADELE (08 Temmuz 2017 - Cumartesi)
GÖREV SORUMLULUK İHMAL ADAM KAYIRMA (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
TUNA NEHRİ AYVAZ DEDE ŞENLİKLERİ (28 Haziran 2017 - Çarşamba)
KAYIP İNSANLAR ÜLKE GERÇEĞİDİR (22 Haziran 2017 - Perşembe)
DEĞİŞMEYEN GÜNDEM TERÖR (20 Haziran 2017 - Salı)
DEĞERLERİMİZ BİR BİR KAYBOLUYOR (15 Haziran 2017 - Perşembe)
AÇLIKLA İMTİHAN EDİLMEK (09 Haziran 2017 - Cuma)
İSLAM MEDENİYETİ MERHAMET MEDENİYETİDİR (08 Haziran 2017 - Perşembe)
TERÖRÜN BİTMESİNİ İSTEMEYEN DIŞ DEVLETLER (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
RAMAZAN AYI VE SOSYAL HAYATIN DENGESİZLİKLERİ (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
RAMAZAN AYI İFTAR SOFRASI (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
TRAFİK KURALLARI UYULMASI GEREKEN KURALLARDIR (20 Mayıs 2017 - Cumartesi)
PERDE ARKASINDAN KONUŞMAK KORKAKLIKTIR (12 Mayıs 2017 - Cuma)
VATANINI SEVEN GENÇLER YETİŞTİRMELİYİZ (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
VERGİ MİLLETLERİN KALKINMASININ TEMELİDİR (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
YILMAZ ÖZTUNA TARİH MECMULARI (22 Nisan 2017 - Cumartesi)
BENİM OYUM DAHA ÜSTÜN (21 Nisan 2017 - Cuma)
KONUMUZ MİLLİ EĞİTİM VE GENÇLİK (20 Nisan 2017 - Perşembe)
KUTLU DOĞUM HAFTASI KUTLAMALARI (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
TV YAYINLARINDAKİ DENETİMSİZLİK (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
SİVASTAKİ BAZI OKULLARI ZİYARET (15 Nisan 2017 - Cumartesi)
UYGULANAMAYAN TASARRUF TEDBİRLERİ (13 Nisan 2017 - Perşembe)
NECMETTİN ERBAKAN İSMİ YAŞATILACAK (11 Nisan 2017 - Salı)
GELİR TESTİ HEP YENİLENMELİDİR (10 Nisan 2017 - Pazartesi)
OKUMAK OKUMAMAK (06 Nisan 2017 - Perşembe)
DEVLET PARASIZ EĞİTİMİ PLANLAMALIDIR (05 Nisan 2017 - Çarşamba)
TERÖR SİVİLLERİ VURMAKTADIR (30 Mart 2017 - Perşembe)
MAĞDURİYET ÜZERİNE YORUMLAR (13 Mart 2017 - Pazartesi)
28 ŞUBAT GÜCÜ KONTROL ETMEK (01 Mart 2017 - Çarşamba)
ORTA DOĞU KARGAŞASINDA GÜÇ DENGELERİ (22 Şubat 2017 - Çarşamba)
ARİF NİHAT ASYA EDİRNE KASİDESİ (14 Şubat 2017 - Salı)
BİR YARIYIL TATİLİ SONA ERDİ (07 Şubat 2017 - Salı)
GELECEĞE ÜMİTLE BAKMAK (02 Şubat 2017 - Perşembe)
DOĞRULARI DESTEKLEMEK (19 Ocak 2017 - Perşembe)
İSRAFA NE ZAMAN DUR DİYECEĞİZ (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
AVRUPA İSLAM İLE TANIŞIYOR (29 Aralık 2016 - Perşembe)
TERÖRE LANET (14 Aralık 2016 - Çarşamba)
ORTALIK ÇOK KARIŞIK (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
ŞEHRİN YEŞİL ALANA OLAN İHTİYACI (03 Aralık 2016 - Cumartesi)
MİLLİ EĞİTİMDE YAPILMASI GEREKENLER (01 Aralık 2016 - Perşembe)
BİZ, OLMALIYIZ... BİZ... (17 Kasım 2016 - Perşembe)
Sayfa:
DOLAR
5.3272
EURO
6.0935
Sivas
  • Bugün



    8 °
  • Perşembe



    5 °
  • Cuma



    5 °
  • FOTO GALERİ
    VİDEO GALERİ
    Başlangıç Tarihi
    Bitiş Tarihi
    Bilginin mürekkebi, şehidin kanından kutsaldır

    Hz. Muhammed
    sxyl

    Çok Okunanlar
    Çok Yorumlananlar
    -Günümüzde evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. (Bak bunu duyduğum iyi oldu ben zaten evlenmiyecem böylece kamçılamış oldum bu sözlerle) -Rodin’in ünlü ‘düşününen adam’ heykeli aslında İtalyan şair dante’nin portresidir. -Uranüs çıplak gözle görülen

    İlginç Bilgiler 4