Enes Soybayraktar


Türkiye´de İngilizce Eğitim


Türkiye´de İngilizce eğitim ne durumda? Bize bu eğitimin katkısı nedir? Hep beraber bakalım durumumuza.

Bir öğrenci toplam 12 yıllık ilköğretim ve ortaöğretim boyunca aldığı toplam İngilizce ders saati TEDMEM´e (Türk Eğitim Derneği) göre 1296 saat. Peki bir dili öğrenmemiz için bize gereken zaman nedir?

ABD Yabancı Hizmet Enstitüsü (Foreign Service Institute) Dil Eğitim Merkezi, İngilizceyi referans alarak (sıfır noktası kabul ederek) diğer dillerin zorlukları ve öğrenme süreleri üzerine bir araştırma yaparak yayınlamış durumda. Dillerin öğrenme sürelerinin 575 saat (24 hafta) ile 2200 (88 hafta) saat arasında değiştiği görülüyor. Tabi bu değer kişinin dil öğrenme gerekçesine, motivasyonuna, öğrenme yöntemine göre değişiklik gösterir. Hatta öğrenilmek istenen dilin kişinin ana diline yakınlığına göre de değişebiliyor.

Bana göre bu saatleri baz alırsak aldığımız eğitim saati yeterli gelmelidir. Fakat maalesef böyle olmuyor. Rakamlar bunun tam tersini gösteriyor bize. Education First tarafından 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre Türkiye İngilizce bilme oranında 3 senede 28 sıra geriye düşmüştür. 2016 ve 2017 yıllarında dünyada 51.sırada olan Türkiye, 2018´de 73. ve 2019´da ise 79.sıraya gerilemiştir.

Bu eğitim bize neden yeterli gelmiyor? Kelime bilgisi, dil bilgisi(gramer) öğretiliyor fakat bunları nasıl birleştirip kullanılacağının üstünde fazla durulmuyor. Öğrenciler sınava göre hazırlanıyor sadece. Bana göre, karşılıklı diyalog kurma, sosyal hayatta kendini ifade edebilme kabiliyetinin üzerine fazla düşülmüyor bu eğitim sisteminde. Ve öğrenciye gerekli özgüven aşılanamıyor konuşmak için.

Konuşmak isteyen kişinin içinde bir korku oluyor. Ya başaramazsam? Ya aksanım kötü olursa? Ya telaffuzum mükemmel olmazsa? Bu tür korkulara sebep olan şey yargılanma hissidir. Karşı tarafın konuşan kişiyi yargılayacağı veya aşağılayacağı düşünülür. Fakat bunlar tamamen boş korkulardır. Ana dili İngilizce olan bir kişi ile konuştuğunuzda aslında size ne kadar yardımcı olacağı gerçeği gözünden kaçar insanın. Hiç kimse sizi konuştuğunuz için yargılamaz ve küçük görmez. Kendinizi rahatça açıklayabiliyorsanız onlar için aksanınızın ve telaffuzunuzun bir önemi yoktur. Hatta sizi cesaretlendirirler daha fazla konuşmanız için.

Fakat sizin de bir çaba göstermeniz lazım, eğer bu dili öğrenmek ve rahatça konuşmak istiyorsanız. Sadece size öğretilen dersler ile sınırlı kalmayıp farklı kaynakları, farklı platformları denemeniz gerekir. İlk başta seviyenize göre kişilerle konuşmaya başlayıp sonrasında bu seviyeyi arttırıp, bu özgüvensizliği kırmanız gerekir.

Öğrenci her zaman bu konuda kendini geliştirmek istemelidir. Çünkü artık günümüzde iş verenlerin genel şartı yabancı dildir. Hatta bazı iş verenler, kişinin İngilizce bildiğini varsayıyor ve ekstra bir tane daha yabancı dil istiyor. Artık en azından İngilizce sizin için bir sorun olmaktan çıkmalıdır. Ve buna göre çalışılmalıdır.