Orhan Arslan


Ülkemiz Son Kaledir

Ülkemiz Son Kaledir


ŞEHİT   LİDER   MUHSİN  YAZICIOĞLU; '' FİRAVUNA  KARŞI OLMAK  YETMEZ,  MUSANIN YANINDA OLMAK GEREKİR.'' DEMİŞTİ...

İnsanoğlunun her alanda başarılı olabilmesi için öncelikle kararlı olması gerekir. Yeteri kadar kararlı olamamak; tereddüt içerisinde olmak, buna bağlı olarak kararsızlık, her alanda başarısızlığı getirir. O nedenle; zamanla kararlı olmak sabır, ile; eş anlamda bile kullanılır. Her karanlığın bir aydınlığı vardır. Her kıştan sonra bahar gelir. Hayat tekrar canlanır. Ortalığı neşe, sevinç kaplar. Aylarca süren kış günlerinin gittiğine, gelen bahar delildir. Cemreler, onun müjdecisidir. O nedenle bahar sevinç, neşe demektir. Bu karanlık ve sıkıntılı günler de bir gün geçecektir. Sadece sabretmek ve beklemek, gerekir.

Ülke tüm alanda gelişme açısından mesafe kat etmeye başlamıştır. Veriler ortadadır. Bu gelişmenin önündeki en büyük engel, terör ve ona destek veren çevrelerdir...

Terör olaylarının bu kadar yoğun yaşandığı günler de sona erecektir. Terörle mücadelenin kararlı bir şekilde sabırla, sonuç alınana kadar devam etmesi gerekmektedir. Önemli olan ve aynı zamanda yanlış olan çeşitli bahanelere sığınılarak, farklı yorumlar ortaya koyarak, bu mücadeleden vazgeçilmesidir. Bu geri adım olmadığı müddetçe, sonuç alınacaktır, umudunu taşıyorum. Hem de tüm iç ve dış destekçilerine rağmen...

Devletin zirvesi; yaptıkları açıklamalarda, bu kararlılığa sürekli vurgu yapmaktadırlar.

Terörle mücadele Pandemi şartlarına rağmen, en yüksek seviyede devam etmektedir.  Yıllardır verilen mücadeleden tecrübeler kazanılmıştır. Bu mücadelenin güçlü bir ekonomik güç ile yapıldığını hatırlatmaya gerek var mıdır?

İşte bu gerçekten dolayı, sürekli ekonomik baskı uygulamaya devam etmektedirler...

Terörle mücadeleyi bu anlamda yürüten siyasi irade de tecrübe, yetenek ve en önemlisi kararlılık, ilkesi öne çıkmaktadır. Yıllardan beri, devam eden, terörle mücadele süreci; bu alandaki gelişimi, tecrübeyi, yeteri kadar artırmıştır.

Son günlerde Ülkemizde yaşanan olumsuz olaylar, umarım en kısa zamanda sona erer. Oluşturulmaya çalışılan suni gündemler ile, terör karşısında alınmış olan başarılara gölge düşürülmek istenmektedir. Suriye sınırında, Irak sınırında oluşturulan güvenli bölgeler, sızmaların önüne geçmiştir. Bölge halkı rahat bir nefes almıştır. Terör olaylarına maruz kalan bazı illerimizde teröre lanet mitingleri düzenlenmektedir. Diyarbakır Annelerine destek ziyaretleri oluşturulmaktadır. Terör örgütüne katılım azalmıştır. Teslim olmalar çoğalmıştır. Akdeniz'de elde edilen başarı, göz ardı edilmek istenmektedir.  Bazı güçler bu durumdan rahatsızdır. Bu bölgede belirgin bir güce erişen Ülkemizin önü kesilmek için, her türlü manevra yapılmaktadır. Artık bu bölge konuşulduğu zaman TÜRKİYE ne diyor diye ağzının içine bakılmaktadır.

İşte tam bu sırada, karşımıza bir bildiri, gerçeği çıkmıştır... Onca mesele çözülürken, başka bir çıkış ile karşı, karşıyayız... Amaç nedir? Anlamak mümkün değildir...

Halkımızın sağ duyusu, olayları doğru değerlendirme, kabiliyeti sayesinde bu badire de atlatılacaktır. Önemli olan, siyasi liderlerin bu süreci sakin ve kararlı bir şekilde geçirmek istekleridir. Halkın demokrasiye olan inancını zedelememeleri gerekir. Bazı siyasi aktörler; farkında olarak veya olmayarak,  bu tür eylemlerine destek vermektedirler. Bu yanlıştan en kısa zamanda geri dönülmelidir. Demokrasi içerisinde mücadele etmek adına yola çıkmış olanların; Demokratik kuralların koyduğu sınırlara geri dönmeleri gerekmektedir. Aynı zamanda bu bir zorunluluktur.

Evet, Ülkemiz her alanda, SON KALEDİR… BU   BÖYLE   BİLİNE... BİZİM   BU   ÜLKEDEN   BAŞKA   GİDECEK   YERİMİZ   YOKTUR...

Bizim dışımızdaki mültecilerin başına neler geldiği herkesin malumudur… Onların bir gelecek Türkiye’ si vardı… Biz nereye gideceğiz… Birileri tarafından, bu haliyle bile sığınılacak güvenli bir bölge olarak bilinmektedir.

O halde Ülkesini her alanda karalamak isteyen kimi çevrelerin asıl amacı nedir? Neyi amaçlamaktadırlar?  Onu da açıkça söylesinler de bilelim...