Yaptığımız Her Davranıştan Sorumluyuz
Tarih: 7.11.2020 07:00:00
Erdem Tahıllıoğlu

Merhaba sevgili okurlarım. Dünkü Cuma hutbesinin konusu Müslüman´da olması beklenen en önemli özelliklerden birisi olan sorumluluk idi.

Biz de bugün yazımızda sorumluluk sahibi olmanın önemine dikkat çekeceğiz.

Kişinin kendi istek ve iradesi ile yaptığı ve yüklendiği işlerin hesabını vermesi bundan dolayı hesaba çekilmesi, İslâm, her insanın bir iradesi ve seçme hürriyeti bulunduğunu ve bu iradesini kullanmak suretiyle yapacağı işlerin tamamından sorumlu olduğunu bildirmiştir. Bundan dolayı insanlar ve özellikle Müslümanlar, yapacakları her işte söyleyecekleri her sözde dikkatli olmak durumundadırlar. Kur´ân-ı Kerîm´de Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: "De ki; herkes kendi (hali) ne uygun yolda hareket eder. Rabbımız, kimin en doğru yolda olduğunu daha iyi bilir" (el-İsrâ, 17/84).

Şayet insan yaptığı her işten ve davranıştan, söylediği her sözden sorumlu olmasaydı, dinimizdeki farzlar, haramlar, mübahlar olmaz ve emirlerle yasakların bir anlamı kalmazdı. İyi işler yapanlarla, kötü işler yapanların aralarında bir fark olmazdı. İslâmda insan, kendi hür iradesini kullanarak yapacağı işlerden sorumlu tutulmuştur:

"Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür, kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür" (Zilzâl, 99/7-8); "O (Allah) yaptığından sorumlu değildir. Onlar ise, sorumlu tutulacaklardır" (el-Enbiyâ, 21/23).
Dînimiz, insanlara iyi yolu da kötü yolu da göstermiştir (el-Beled, 90/10). İnsan kendi yolunu kendisi seçer ve belirler. Fakat yapacağı her iyi ve kötü hareketin sorumlusu kendisidir. Çünkü, yaptığı her fiili kendi niyeti, ve isteğiyle yapmıştır. İnsanları hayvanlardan ayıran başlıca fark, insanların akıl sahibi oluşu, bunun tabii neticesi olarak da sorumluluk yüklenmiş olmasıdır. Çünkü Cenabı Allah, verdiği akıl sayesinde insanları diğer varlıklardan üstün ve güçlü kılmış, onların idaresini insanlara vermiştir. İdareci durumunda sorumlu olması ise kaçınılmazdır.

İslâm hem dünya ve hem de âhiret nizamı olduğu için insanların, yaptıkları işlerinden dolayı yalnız bu dünyada değil, âhiret hayatında da sorumlu olacaklarını bildirmiştir. Ölmekle her şeyin sona ermeyeceğini, aksine yeni ve sonsuz bir hayatın başlayacağını ve Allah´ın huzurunda hesaba çekileceğini düşünen ve buna inanan bir insan, dünyanın geçici zevklerine kanmaz. Ahiret için hazırlığını, dünyada iken yapar. Çünkü o, ahiret hayatında yalnız kendi çalışma ve gayretinin karşılığını bulacağına inanır. İyi ve kötü yapacağı her işten sorumlu olacağını aklından çıkarmaz.

İslamın sorumluluk anlayışına göre her insan, hattâ peygamberler bile yaptıklarından sorumludurlar. Kur´ân-ı Kerim´de Yüce Rabbımız buyuruyor ki: "Ândolsun ki, kendilerine peygamber gönderilenlere soracağız. Peygamberlere de soracağız" (el-A´raf, 7/6). Peygamber Efendimiz ise, Vedâ hutbesinde yer yer konuşmasını keserek, kendisini dinleyen Ashabına üçer defa: "Tebliğ ettim mi?" diye sorarak, her defasında "Evet!.´ cevabını aldıkça: "Şahid ol yâ Râb!. " demiştir. Peygamber Efendimiz bu ifade ve tavrıyla, âyette belirtilen sorumluluktan kurtulma arzusunu izhar etmiştir.

Dînimize göre insan bir imtihan dünyasındadır. Başıboş ve sorumsuz olarak bırakılmamıştır. Dünyada ektiğini, âhirette biçecektir. Sağlığından, gençliğinden, gücünden, güzelliğinden, zenginliğinden, fakirliğinden... kısaca her şeyinden sorumluluk altındadır. Kendisine bahşedilen nimetleri nerelerde ve nasıl kullandığından, elde ettiği serveti nereden ve nasıl elde ettiğinden, nerelere ve nasıl sarfettiğinden sorguya çekilecektir (Tirmizi, Kıyame, 9). Onun için sorumluluk, bir bütün olarak düşünülmelidir. Çünkü İslâm hem dünya, hem âhiret nizamı olmakla birlikte bir bütün teşkil etmekte ve dünya hayatıyla, ahiret hayatı birbirlerinden ayrı düşünülmemektedir.

"Hiç bir günahkâr, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiç bir şey (alınıp) taşınmaz. Akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz)" (Fâtır, 35/18)." De ki; Âllah´a itaat edin! Peygambere itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o peygamber; kendisine yükletilenden ve siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz" (en-Nûr, 24/54); "Ey iman edenler! Rabbınıza karşı gelmekten sakının! Babanın oğlu, oğulun da babası için bir şey ödeyemeyeceği günden korkun!..." (Lokman, 31/33) hükümleri bu sorumluluk prensiplerini yansıtmaktadır.

Haftaya başka bir konuda görüşmek üzere Allah´a emanet olun…

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yılbaşında Neleri Yapmamalıyız? (31 Aralık 2020 - Perşembe)
Zan İlimden Bir Şeyin Yerini Tutmaz (18 Aralık 2020 - Cuma)
Faydasız İşlerden Kaçınmalıyız (28 Kasım 2020 - Cumartesi)
Sıkıntıların Sebebi (23 Kasım 2020 - Pazartesi)
Cennetin Güzellikleri (21 Kasım 2020 - Cumartesi)
Bedenimize Sağlık, Ruhumuza Huzur (14 Kasım 2020 - Cumartesi)
Kandil Geceleri Nasıl Geçirilmeli? (24 Ekim 2020 - Cumartesi)
Camilerimiz ve Önemi (17 Ekim 2020 - Cumartesi)
Müslümanlar Birlik Olmalıdır (10 Ekim 2020 - Cumartesi)
Dünya, Ahiretin Tarlasıdır (03 Ekim 2020 - Cumartesi)
Camide Nelere Dikkat Etmeliyiz? (26 Eylül 2020 - Cumartesi)
Kimse Kimsenin Rızkının Yiyemez (19 Eylül 2020 - Cumartesi)
Tedbirde İhmalin Allah Katında Vebaldir (05 Eylül 2020 - Cumartesi)
Aşura Günü ve Önemi (29 Ağustos 2020 - Cumartesi)
Şükreden Huzur Bulur (15 Ağustos 2020 - Cumartesi)
"Neme Lâzım?" Diyemeyiz (08 Ağustos 2020 - Cumartesi)
Koronavirüsü Basite Almayalım! (30 Temmuz 2020 - Perşembe)
86 Yıllık Özlem Sona Erdi (25 Temmuz 2020 - Cumartesi)
Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş (18 Temmuz 2020 - Cumartesi)
15 Temmuz´u Unutmayacağız (11 Temmuz 2020 - Cumartesi)
Sabretmek Zillete Razı Olmak Değildir (04 Temmuz 2020 - Cumartesi)
Kur´ân-ı Hayatımıza Tatbik Edelim (27 Haziran 2020 - Cumartesi)
Halis Niyet ve Samimiyet (20 Haziran 2020 - Cumartesi)
İstikamet İsyandan Kaçınmaktır (13 Haziran 2020 - Cumartesi)
Kulluk Yolculuğumuzun Son Durağı: Ahiret (06 Haziran 2020 - Cumartesi)
Cuma Namazı ve Önemi (29 Mayıs 2020 - Cuma)
Bayramımız Mübarek Olsun (22 Mayıs 2020 - Cuma)
Sabır Başarının Anahtarıdır (08 Mayıs 2020 - Cuma)
Zekat Malı Azaltmaz (01 Mayıs 2020 - Cuma)
İslam Yardımlaşma Dinidir (17 Nisan 2020 - Cuma)
Alkışlar MÜSİAD´a (10 Nisan 2020 - Cuma)
İslam´da Tevekkül Anlayışı (27 Mart 2020 - Cuma)
Koronavirüsü Temiz Kalarak Yenin! (21 Mart 2020 - Cumartesi)
İslam´da Temizlik (07 Mart 2020 - Cumartesi)
Ölürsem Şehidim, Kalırsam Gazi (29 Şubat 2020 - Cumartesi)
Üç Aylar Çok Büyük Fırsatlardır (22 Şubat 2020 - Cumartesi)
Rabbinize İbadet Ediniz (15 Şubat 2020 - Cumartesi)
Kudüs Bizimdir (08 Şubat 2020 - Cumartesi)
Deprem ve Kıyamet (01 Şubat 2020 - Cumartesi)
İnternet Bağımlılığına Dikkat (18 Ocak 2020 - Cumartesi)
Zulmedenlere Meyletmeyin (11 Ocak 2020 - Cumartesi)
İman Akıntıya Karşı Yüzmek Gibidir (04 Ocak 2020 - Cumartesi)
Abdestli Durmanın Fazileti Büyüktür (28 Aralık 2019 - Cumartesi)
Allah Muttakilerden Eylesin (21 Aralık 2019 - Cumartesi)
Sayfa:
DOLAR
7.4485
EURO
9.0235
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Fikir sahibi olmaya,mal sahibi olmaktan fazla ihtiyaç duyacağımız gün gerçek zenginliğin sırrını bulacağız.

PEYAMİ SAFA
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Soğuk iklimde yaşayan tatlı su kaplumbağası türü olan kaplumbağaların,sonbaharda derin bir nefes alarak girdikleri sudan,ilkbaharda çıktıklarını ve bu kaplumbağaların üç ay oksijensiz hayatta glikolizden enerji sağlayarak kalabildiklerini ve bunların kalp atışlarının dakikada bir olduğunu,

Su kaplumbağları hakkında bilgi