GAZETECİLİK GÜRÜLTÜ DEĞİL, SORUMLULUKTUR

Hafta sonu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle Valilik ve Belediye tarafından düzenlenen programlara katıldım. Valiliğin programı Yıldız Dağı Kayak Merkezi’nde, Belediye tarafından düzenlenen buluşma ise merkezde belediye tesislerinde yapıldı. Her iki organizasyona da katılım yüksekti. Meslektaşların bir araya gelmesi, aynı masada oturup konuşabilmesi her zaman kıymetlidir.

Valilik programının ardından, bir gün sonra Belediye Başkanımız Adem Uzun tarafından verilen kahvaltıda kısa bir konuşma yapmak için ben de mikrofonu aldım. Özellikle genç gazetecilere hitap eden birkaç söz söyleme ihtiyacı hissettim. Söylediklerim ne yeni ne de uç fikirlerdi. Aksine, uzun yıllardır dile getirdiğimiz, mesleğin geleceğine dair samimi kaygılardı.

Gazeteciliğin giderek itibarsızlaştırıldığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun en önemli sebeplerinden biri, önüne gelen herkesin gazeteci olabilmesi. Bu nedenle yeni bir basın meslek yasasına ihtiyaç olduğunu ifade ettim. İçinde bulunduğum konfederasyon, iki yıldır bu yasanın çıkması için çaba sarf ediyor. Nasıl ki avukatların barosu, hekimlerin ve eczacıların meslek odaları varsa; gazetecilerin de yasal bir meslek odası olmalı. Aksi hâlde herkes, hiçbir sorumluluk taşımadan gazetecilik yapmaya devam edecek ve bu durum mesleğin seviyesini daha da aşağı çekecek.

Sayın Belediye Başkanı’na da, basınla özellikle genç gazetecilerle zaman zaman bir araya gelmesinin; şehirde yapılanları, hedefleri ve düşüncelerini doğrudan paylaşmasının faydalı olacağını söyledim. Sağ olsun, dinledi, not aldı. Ben de meslektaşlarımın gününü kutlayıp başarılar diledim.

Sözlerimin farklı biçimlerde değerlendirildiğini gördüm. Bu tür toplantılarda asıl mesele, söylenen sözlerden çok, o sözlerin nasıl anlaşıldığıdır. Gazetecilik yalnızca konuşmak değildir; dinlemeyi, anlamayı ve tartmayı da gerektirir. Soru sormak bir sanattır ama verilen cevabı doğru okumak, muhatabın ne söylediğini gerçekten kavrayabilmek daha büyük bir olgunluk ister.

Ne yazık ki bugün mesleğimizde bu olgunluğun giderek zayıfladığını görüyoruz. Her eleştiriyi kişisel algılayan, her uyarıyı tehdit sayan, her farklı fikri susturulması gereken bir ses gibi gören bir anlayış yaygınlaşıyor. Oysa gazetecilik tahammül mesleğidir. Farklı düşüncelere kulak verebilmeyi, rahatsız edici gerçeklerle yüzleşebilmeyi gerektirir.

Benim dile getirdiğim hususlarda kimseyi hedef alan, kimseyi aşağılayan tek bir cümle yoktu. Bunlar, mesleğin onurunu, geleceğini ve itibarını dert edinen samimi kaygılardı. Dert edilen şey kişisel değil, mesleğin geleceğiydi. Bugünü değil, yarını ilgilendiriyordu.

Otuz yılı aşkın süredir bu şehirde medya sektörüne hizmet ediyorum.
Hem çalıştım, hem çalıştırdım.
Hem öğrendim, hem öğrettim.
Bilginin cimrisi olmadım.
Neyi biliyorsam söyledim, neyim varsa verdim.
Yüzlerce, belki binlerce gence dokundum.

İstiyorum ki yeni nesil gazeteciler, bu mesleği daha iyi şartlarda, daha temiz bir zeminde yapsın.

Ama bugün geldiğimiz noktada sosyal medyada iki paylaşım yapan, üç başlık atan herkes gazeteci sayılır oldu.

En ilginci ise şu:
Ahlaktan, adaletten, namustan en çok söz edenler; bunlarla en az temas etmiş olanlar. Devlete ayar verdiklerini, idareye yön verdiklerini düşünüyorlar. Gazeteciliği ise kullanışlı bir araç olarak görüyorlar.

Ortaya çıkan tablo net:
Bilgi yok.
Araştırma yok.
Sorumluluk yok.

Ama fitne var.
İftira var.
Gürültü var.

Gerçekler sessizleşiyor, yalan bağırıyor. Şantaj, tehdit, itibar suikastı… Bazıları için bunlar gazetecilik değil, kolay kazanç modeli.

Ben gazeteci-yazarım.
Bedel ödeyenlerdenim.
Hâlâ ödüyorum, mesleğimi seviyorum, belli ki ödemeye de devam edeceğim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Hasdemir Arşivi

SÖZÜN SAHİBİ KİM?

29 Aralık 2025 Pazartesi 08:00

YAŞATMAYAN KORUMA, KORUMA DEĞİLDİR

22 Aralık 2025 Pazartesi 12:12

MASANIN DOĞU VE BATI TARAFI

15 Aralık 2025 Pazartesi 09:56

SU VE DENGE

08 Aralık 2025 Pazartesi 09:57

YÜKÜMÜZÜ AĞIRLAŞTIRAN GÖLGE

01 Aralık 2025 Pazartesi 09:23

SARI KAFA!

09 Kasım 2025 Pazar 16:05

GEZİ NOTLARIM: LİKYA YOLU

03 Kasım 2025 Pazartesi 11:50