Binalar Depreme Dayanıklı Değil
Yeniden Refah lideri Dr. Fatih Erbakan, depremden ziyade, tedbirsizlik ve ihmalin insanların canına mal olduğunu söyledi. Erbakan, “Yapılarımızın yüzde 60´ı kaçak. Yüzde 60´ı 20 yaşın üzerinde ve neredeyse yarıya yakını da depreme dayanıklı değil. Bu rakamlar, içinde bulunduğumuz acı durumu açık bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.
Tarih: 3.11.2020 07:00:00

Fatih TABUR

Riskli yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi için her türlü tedbirin acilen alınması gerektiğinin altını çizen Erbakan, milyarlarca liralık deprem vergilerinin yerinde ve verimli bir şekilde kullanılması gerektiğini ifade etti.

Yeniden Refah Partisi Aylık Olağan İl Başkanları Toplantısı, Genel Başkan Fatih Erbakan, İzmir´de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlere Allah´tan rahmet, yaralılara da şifalar diledi.

Depremin değil, tedbirsizlik ve ihmalin öldürdüğüne dikkat çeken Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, 1999 yılında yaşanan Marmara Depremini hatırlattı.

Marmara Depreminde 17 bin 500 kişinin vefat ettiğini söyleyen Erbakan, Japonya´da 2011 yılında yaşanan 9,0 şiddetindeki depremde yaklaşık bin kişinin hayatını kaybettiğine değindi. Erbakan, “İzmir´de yaşanan depremle ilgili olarak vefat eden vatandaşlarımıza Allah´tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Bütün milletimizin başı sağ olsun. İhmal insanlarımızın canına mal oldu. TÜİK verilerine göre; yapılarımızın yüzde 60´ı kaçak. Yüzde 60´ı 20 yaşın üzerinde ve neredeyse yarıya yakını da depreme dayanıklı değil. Bu rakamlar, içinde bulunduğumuz acı durumu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Önceki yıllarda uygulanan jeotermal alanlardaki ısı ve gaz artışına bağlı olarak erken deprem uyarı sinyalleri veren sistemlerin yeniden hayata geçirilmesi lazım” diye konuştu.

 

Türkiye ekonomisinin riskli bir konumda olduğunu vurgulayan Erbakan, 2019 senesinde Türkiye nüfusunun yüzde 34´ünün sosyal yardımdan yararlandığını aktardı. Erbakan, “Hayırlı işler, güzel şeylerdir. Yardımlaşma, sadaka, zekat müessesi çok güzel ama bunlar bir yere kadar. Devletin asıl görevi, bu dar gelirli milyonların geçim derdini ortadan kaldırmak. Alım gücünü ve refah seviyesini arttırmaktır” dedi.