KARANLIK YERLERDE YAZILDI MEMLEKETLERDE SAHNELENDİ
Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ilimiz temaslarında 2 Temmuz Madımak ve 5 Temmuz Başbağlar olaylarına değindi. Yapıcıoğlu, "Karanlık yerlerde yazılıyor, memleketin farklı köşelerinde bu oyunlar sahneleniyor. Asıl amaç memleketin insanlarını birbirine düşürmek ve kaotik bir ortam oluşturmak. Elbette böyle bir ortam oluşturmak da nihai bir hedef değildir. Bununla kendi çıkarlarının önünde engel olarak gördükleri kişileri, kesimleri, ülkeleri bertaraf etmek zayıflatmak ve daha kolay yönetilebilir, daha kolay yutulabilir bir hale getirmek" dedi.
Tarih: 8.7.2017 06:00:03

HAYRULLAH AĞKAŞ
Sivas Buruciye Yasin-Der´in daveti üzerine Sivas´a gelen Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ilimizde bir takım temaslarda bulundu. Önceki gün önce Muhtarlar Derneği´nde düzenlenen bir toplantıya katılan Yapıcıoğlu, akşamda Öğretmenevi´nde ilimizdeki Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.
Konuşmalarında 2 Temmuz Madımak Olayları ve 5 Temmuz Başbağlar Katliamı üzerinde duran HÜDA-PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, "Birkaç gün önce Madımak olayının yıl dönümüydü. 5 Temmuz´da da Başbağlar katliamının yıl dönümüydü. Bu olayların, memleketi karıştırmak isteyenlerin karanlık yerlerde yazmış oldukları senaryoların ayrı ayrı parçaları olduğunu daha önce yeri geldiğinde çeşitli vesilelerle dile getirmiştik" dedi.
Bu gibi olaylarda pek çok oyun tezgâhlandığını ifade eden Yapıcıoğlu, "Karanlık yerlerde yazılıyor, memleketin farklı köşelerinde bu oyunlar sahneleniyor. Asıl amaç memleketin insanlarını birbirine düşürmek ve kaotik bir ortam oluşturmak. Elbette böyle bir ortam oluşturmak da nihai bir hedef değildir. Bununla kendi çıkarlarının önünde engel olarak gördükleri kişileri, kesimleri, ülkeleri bertaraf etmek zayıflatmak ve daha kolay yönetilebilir, daha kolay yutulabilir bir hale getirmek" ifadelerini kullandı.
15 TEMMUZ´DASOKAKLARA İNDİK
Siyaset sahnesine çıktıkları günden beri, memleket üzerine oynanan oyunlara güçleri yettiğince dikkat çekmeye çalıştıklarını ve yapıcı, sorumlu, olumlu muhalefet anlayışları gereği hükümeti de vatandaşları da bu oyunlara karşı dikkatli ve uyanık olmaya davet ettiklerini belirten Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:
"Çok kritik dönemlerde belki kendi cüssemizin ve gücümüzün çok çok üzerinde sorumluluklar yüklenerek kritik noktalarda çok kritik kararlar aldık ve memleketin içine düşürülmeye çalışıldığı bu tuzakların boşa çıkarılması noktasında önemli katkılarımız oldu. HÜDA-PAR´ı takip eden herkes bu hakkı teslim edecektir. Bunlardan bir tanesi 15 Temmuz darbe girişimiydi. O gün Sayın Cumhurbaşkanı´nın ve Sayın Başbakan´ın çağrılarından önce kendi tabanımıza çağrıda bulunarak, bu darbenin millete karşı yapıldığını ve ne pahasına olursa olsun bunun engellenmesi gerektiğini söyledik ve tüm tabanımızla birlikte ilk andan itibaren sokaklara indik ve gücümüz yettiğince bu darbe teşebbüsünü püskürtmek için çaba sarf ettik. Referandum sürecinde, yine belki bir yönetim boşluğu ve krizi oluşturmak suretiyle bundan istifade ederek, memlekette karışıklıklar çıkarmaya çalışan kötü niyetli odakların olduğunu fark ettik, bütün eksikliklerine rağmen referandum sürecinde anayasa paketinin geçmesi için çaba sarf ettik. Memleketi dolaştık, farklı yerlerde bir çaba ortaya koyduk ve öyle zannediyorum ki gücümüzün üzerinde bir çaba sarf ederek, beklentilerin çok üzerinde olumlu bir katkı sunduk."
FETÖ KUMPASI
HÜDA-PAR Gneel Başkan Yardımcılarından ikisi hakkında İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından altışar yıl üçer ay hapis cezası verildiğini aktaran Yapıcıoğlu, "Daha önce bu kardeşlerimize, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından on ikişer yıl altışar ay hapis cezası verilmişti. Temyiz üzerine Yargıtay bu kararı bozdu, bu kez daha önce verilen cezanın yarısı kadar bir ceza verildi. Bu kardeşlerimizin bir tek gün bir cezayı bile hak etmediğini biz biliyoruz" dedi.
Yapıcıoğlu, şöyle devam etti:
"Bu kardeşlerimizi yakından takip edenler de böyle düşünüyordur diye bizler eminiz. Ancak 15 Temmuz darbe girişimine bütün gücüyle karşı koymuş bu kardeşlerimizin, o darbeye teşebbüs eden emniyet ve yargı mensupları tarafından oluşturulmuş bir dosya ile cezalandırılmış olmalarını biz anlamlandırmakta zorluk çekiyoruz. Ceza alan kardeşlerimizden birisinin söylediği şu cümle gerçekten çok isabetli bir tespittir. O da şudur ´Bu dosyanın FETÖ kumpası olduğu o kadar açık ortada ki bundan açık bir kumpas herhalde yoktur.´ Ama buna rağmen bu soruşturmayı yürütmüş ola polis müdürleri, savcı ve hâkimler FETÖ mensubu oldukları gerekçesiyle meslekten ihraç edilmiş, bir kısmı tutuklanmış bir kısmı yurtdışına kaçmış olmalarına rağmen, onların uydukları delil ve belgelerin tamamının doğru olduğunu kabul ederek mahkemenin böyle bir karar vermiş olmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bu karara rağmen, bizler yine de memleketin menfaati söz konusu olduğunda kendi partisel ve şahsi çıkarlarımızı bir an bile düşünmeyeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyorum. Hiçbir zaman şahsi ve partisel çıkarımızı memleketin umum menfaatinin üzerinde görmedik, bundan sonra da hiçbir zaman görmeyeceğiz. Rabbim Dosdoğru bir istikamet üzere, Allah rızası için bu millete hayırlı hizmetlerde bulunmayı; bize de, bu yolda yürüyen bütün insanlara da nasip etsin."
MUHTARLARLA BİR ARAYA GELDİ
Muhtarlar Derneği´nde düzenlenen toplantıya katılan HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "HÜDA-PAR olarak siyaset sahnesine çıktığımız ilk günden bu yana yapmaya çalıştığımız şeylerden bir tanesi şudur ki; sadece seçim zamanlarında değil, diğer zamanlarda da vatandaşla yakın bir temas kurup, memleket meseleleriyle ilgili onların bakış açılarını, onların gözünden meselelerin nasıl göründüğünü öğrenmek ve dile getirilmesini istedikleri hususları gündemimize almak. Bundan dolayı bu ziyaretlerimize devam ediyoruz. İnşallah bundan sonra da devam edeceğiz" dedi.
Memleketin en acil meselelerinden bir tanesinin, memleketi karıştırmak isteyen kötü niyetli insanların veya şer odaklarının karanlık mahfillerde çevirdikleri dolaplar ve buna karşı uyanık olmamız gerektiği hususu olduğunu belirten Yapıcıoğlu, "Gerçekten memleketi karıştırmak için öncelikle vatandaşı birbirine düşürmek, vatandaşın farklılaştığı noktaları kaşıyarak onları birbirine karşı kışkırtmak şeklinde özetleyebileceğimiz ciddi bir sorunumuz var. Şu anda Sivas´tayız. Malumunuz 1993 yılının 2 Temmuz´unda Madımak Oteli´nde istenmeyen acı olaylar yaşandı. Çok ciddi provokasyonlar yapıldı. Önceki günlerde Başbağlar´da da söyledim bugün Sivas´ta bir kez daha söyleyeyim, orda tertiplenen provokasyon, çok daha büyük olayları tetiklemek için, bahsettiğimiz karanlık mahfillerde yazılmış bir senaryonun sahnelerinden bir tanesiydi" şeklinde konuştu.
Madımak olaylarında 37 kişinin hayatını kaybettiği olayların provokatörler tarafından gerçekleştirildiğini belirten Yapıcıoğlu, "Akabinde, bu senaryonun tamamlanması için o olayın birilerine yıkılması gerekiyordu. O gün belki Sivas´ta bile olmayan pek masum kişi bu davadan dolayı suçlandı, adil olmayan şekilde yargılandı ve bir takım deliller karartılmak suretiyle dosya bir şekilde kapatıldı" dedi.
Yapıcıoğlu, "3 gün sonra Erzincan´da Başbağlar´da başka bir acı olay gerçekleşti, orda da 33 can kaybı yaşandı. Ve olay yerine ´Sivas´ın intikamı alındı´ şeklinde bir not bırakıldı. Burada Sivas´ta alevi vatandaşlar katledilmişti, buna mukabil bunun intikamı diye isimlendirilen bir şekilde Başbağlar´da bu kez bir Sünni köyünde 33 vatandaş akşam namazı vaktinde camiye toplandıkları esnada katledilmişti. Amaç belliydi; mezhep ekseninde vatandaşı bölüp, birbirine karşı kışkırtıp onları çatıştırmak, memleketi bir kaos ortamına sürüklemek. Mütemadiyen söylediğimiz şeylerden bir tanesi şudur; bizim memleketimizin insanlarının birbirinden farklılaştığı noktalar çok sınırlıdır. Ama onlarca, yüzlerce hatta binlerce ortak noktamız vardır. Bazı noktalarda tıpa tıp birbirimize benziyoruz, arada hiçbir fark yoktur. Bizim bütün bu ortak noktalarımıza rağmen birileri farklılaştığımız noktaları ısrarla bizim gündemimizde tutmaya, adeta gözümüzün içine sokmaya çalışıyor" diye konuştu.
Yapıcıoğlu sözlerini şöyle noktaladı:
"Eğer siz üzüm tanesi büyüklüğündeki bir taşı gözünüze çok fazla yaklaştırırsanız, arkasındaki koskoca bir dağı göremezsiniz. İşte bizi birbirimize karşı kışkırtanlar, farklılıklarımızı sürekli gözümüze yaklaştırarak arkasında dağ gibi olan ortak noktalarımızı görmemize engel oluyorlar. Buna karşılık bizim yapmamız gereken şey, ortak noktalarımızı gündemde tutup, ortaklaştığımız noktaları arttırıp, birbirimize daha sıkı kenetlenmektir, farklılıklarımızı zenginlik olarak görmektir, farklı düşündüğümüz noktalarda yapabiliyorsak eğer birbirimizi ikna etmeye çalışmaktır. Eğer her bir farklılığımız kavga ve çatışma sebebi haline getirirsek, sürekli bu farklılık sahibi olan gruplardan hiçbir tanesine dost olmayan, hepsine birden düşman olanlar, farklılıklarımız üzerinden bizi birbirimize karşı kışkırtacak ve bizi birbirimize kırdırırken, yer altı yer üstü zenginliklerimiz sömürecek ve belki de vatanımızı memleketimizi işgal için uygun bir zemin ve zamanı yoklayacak. Ben Sivas´ta bu vesileyle Madımak ve Başbağlar hadiselerini örnek vererek, memleketin en önemli ve en acil meselelerimizden bir tanesinin birlik ve beraberliğimizi sağlamak olduğunu dile getirmek istedim."
Basın mensuplarının ´Kılıçdaroğlu´nun adalet yürüyüşü konusunda ne düşünüyorsunuz?´ sorusunu da yanıtsız bırakmayan Yapıcıoğlu, "Adalet herkese her zaman lazım. Ama bizim memleket olarak en büyük sıkıntılarımızdan biri şudur ki; adaletsizlik kendimize yapılınca veya yapıldığı düşündüğümüzde sesimiz çıkıyor. Şimdi yapılan şey adaletsizlik midir tartışılır. Fakat şunu söyleyebilirim ki yüz yıldır bu memlekette mahkemeler pek çok siyasi içerikli kararların altına imza attılar. Biz CHP´nin bu tavrının çok samimi olduğunu düşünmüyoruz. Evet, memlekette adaletsizlik çok. Ama CHP´nin MİT tırları davasından dolayı cezalandırılmasından sonra Sayın Kılıçdaroğlu´nun yola revan olması, bir hesap dahilindedir diye düşünüyoruz" dedi.