Hanife Döner


Ah Güzel İzmir


2020 yılı, 2020 yıl kadar uzun sürdü. Küresel salgın, hastalıklar, yangınlar, felâketler, terör saldırıları, sivil katliamları, doğal afetler?

Felaketler yılı desek yeridir. Ve bu felaketler dizininde en son İzmir depremi de yerini aldı.

30 Ekim Cuma günü merkez üssü Ege Denizi´nin Seferihisar açıkları olan 6,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yakın illerden de hissedilen depremde İzmir´in merkezindeki bazı binalarda hasar meydana geldi. Ülkemizin yüreğini yakan bu olay da maalesef onlarca can kayıpları da oldu.

Yüce Allah kaybettiklerimize rahmet eylesin, yaralılarımıza şifa versin. Çok büyük geçmiş olsun hem İzmir´e hem hepimize.

Ateş sadece düştüğü yeri değil, 83 milyonun kalbini yaktı her depremde olduğu gibi. Acının rengi, ırkı, cinsiyeti yok çünkü.

Bu süreçte hiç tanımadığımız, adını bile bilmediğimiz insanlara dua ettik. Hayatını kaybedenlere ağladık, rahmet diledik, enkazdan kurtarılanlara sevindik, yaralılara üzüldük. Gelen görüntüleri gözyaşları içinde izledikçe kimi zaman umuda bağlandık, kimi zaman kahrolduk.

Kaç gündür karmakarışık bir duygu seli halindeyiz.

Paramparça olan yüreğimizin acıları karşısında kelimeler gerçekten kifayetsiz kalıyor. Ve her felakette acımız daha da katlanarak artmaya devam ediyor.

Acın acımızdır güzel İzmir.? Başkalarının ıstırabından rahatsız olmazsan, insan diye anılmaya layık değilsin.? demişti Sadi-î Şirazi.

Can pazarının yaşandığı, insanların canlarından, mallarından, hayatlarından, sevdiklerinden oldukları, onlarca eve ve yüreğe ateş düştüğü tam da bu sırada bazı kendiniz bilmezlerin sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar, maalesef her felakette yine aynı ve hiç bitmiyor.

?İzmir merkezli? diye depremden bile kindarlık malzemesi çıkaracak kadar vicdanı kör olmuş sözde insanlardan artık bıktık. Yine başkaları yerine utandığımız o paylaşımları yapanlar en kısa zamanda tespit edilip gereken yapıldı çok şükür.

Toplumsal felaketleri bile politize edip, bu musibetlerden bir nefret söylemi üretmeyi başaran hastalıklı ruhlarla nasıl baş edeceğiz bilmiyorum. Fakat toplumun safrası pozisyonundaki bu güruhun hızla azalarak tükenmesi için çok dua ediyorum.

Halbuki acının ayrımcılığı olmaz, birleştiriciliği olur. Ve saygı insana yakışan en güzel şeydir.

83 milyondan elbette vicdansızlar çıkacaktır ama biz bunun yanı sıra eşsiz bir dayanışma örneğine de tanıklık ettik.

Kurumları büyük kılan isimsiz kahramanlarımız, bu ülkede güzel insanlarımız da var. Umutların tükendiği o zor anlarda, karşılık beklemeden yardımlaşmaya çalışan insanları görmek kalbe çok iyi geliyor ki?

Devletimizin tüm kurum ve kuruluşları sahada, görev başındaydı. AFAD, AKUT, UMKE, KIZILAY, Jandarma Arama Kurtarma, İl ve ilçe itfaiyeleri, tüm arama-kurtarma ekipleri, dernekler zamanla yarış halinde bir nefese daha ulaşabilmek için, canla başla, gece gündüz enkazlar da çalıştılar.

Yardım eden, çorba dağıtan, gönüllü yemek getiren, sıcak çay, kahve getiren, moto kurye iken işten çıkıp yardıma gelen, ücretsiz ikramlar yapan firmalar.

Mehmetçik´ le birlikte sabaha kadar çadır kurup gönüllü çalışanlar.

Depremde evleri yıkılan veya hasar gören İzmirlilere evlerini açan insanlar ve ücretsiz konaklama imkanı sağlayan otel sahipleri.

Depremde yaralanmış hayvanlara ücretsiz hizmet vereceğini açıklayan veteriner klinikleri.

Erzak, battaniye yollamak isteyenler için ücret almayan kargo firmaları.

Ta Erzurum´dan, Elazığ´dan, Sivas´tan, memleketimizin hemen hemen her yerinden, kaç km yol kat ederek İzmir´e gelip arama kurtarma çalışmalarına katılan yurdum insanı?

Hani sorarlar ya ?Türkiye´nin nesini seviyorsunuz?? diye, ben bir kediyi bile kurtarmak için ölüm tehlikesini göze alarak enkaz altına giren bu güzel insanlarını seviyorum.

Umuda el uzatan, hakları asla ödenmeyecek olan bu insanların isimlerini bilmiyoruz ama bu kahraman yüreklere aşinayız.

Fedakarlıkları ile gönüllerde taht kuran koca yürekli güzel insanlar, hepsine minnettarız.

Millet olmak, vatansever olmak, insan sevmek böyledir. Türkiye budur. İşte bu yüzden bu devletin, bu milletin sırtı yere gelmiyor. Biz çok güzel ve birlikte çok güçlü bir milletiz çünkü. Kardeşlik ise bizim küçük dünyamızın en büyük tesellisi.

Daha yazılacak, konuşulacak çok şey var. O da başka bir yazımızın konusu olarak kalsın.

Şu an artçı depremlerin hala devam ettiği İzmir, yanınızda olmasak da yalnız değilsiniz kalbimiz her daim sizinle.