Erdem Tahıllıoğlu


Bedenimize Sağlık, Ruhumuza Huzur


Merhaba sevgili okurlarım. Dünkü Cuma hutbesinin konusu abdestin önemi idi. Biz de bugün yazımızda abdestin önemine dikkat çekeceğiz.

İslam´a göre, temizlik, imandan gelen vazgeçilmez bir sorumluluktur. Güzel dinimiz, tertemiz bir bedene, huzura ermiş bir kalbe, günahlardan arınmış bir ruha sahip olmak isteyenleri abdeste davet eder. Böylelikle kulun maddî ve manevî yönden temizlenerek Allah´ın huzuruna pak ve nezih bir şekilde çıkmasını ister.

Mümin, abdesti hem ibadet sevabı kazandıran hem de kendisini kirden ve mikroptan koruyan büyük bir nimet olarak görür. Dininin direği, ruhunun miracı olan namaza abdestle hazırlanır. Kur´an-ı Kerim okumadan önce abdest alır. Kâbe´yi abdestli tavaf eder. Böylece mümin, bir yandan en çok kirlenen uzuvlarını her gün en az beş kere temizler, diğer yandan da Peygamber Efendimizin şu müjdesine nail olur: ?Her kim abdest alır ve abdestini güzelce almaya özen gösterirse, günahları vücudundan çıkar, hatta tırnaklarının altından süzülür gider.?3

Dünyayı kuşatan koronavirüs salgınıyla millet olarak topyekûn mücadele ediyoruz. Bu mücadelede başarılı olmamızın yolu, temizlikten, maske ve mesafe kuralına uymaktan geçiyor. Unutmayalım ki, düzenli ve özenli bir temizlik konusunda abdest bizler için en güzel imkândır.

Biz, çocukluktan itibaren abdest alışkanlığı ile büyüyen, tertemiz bir kültürün fertleriyiz. Dilimize yerleşen ?abdest bozmak? tabiri bile, halkımızın gün boyunca abdestli bulunmaya ne kadar önem verdiğinin ifadesidir. Bedenimize nezafet, ruhumuza sükûnet veren abdestimiz, salgın hastalıklar karşısında en güzel koruyucudur. Su ile gelen doğal temizlik sayesinde daha sağlıklı bir toplum olmamıza yardımcıdır. O halde, abdestin sağladığı hijyen ve ferahlığı hayatımızın bir parçası haline getirelim. Zira Kur´an-ı Kerim´in ifadesiyle, ?Allah, çok tevbe edenleri ve içi dışı temiz olanları sever.?4

Abdest namazın sahih olmasının bir şartıdır. Namaz kılınmak istendiğinde, hükmen temiz olmayan kişinin ab- dest alması farzdır. Yüce Allah şöyle buyuruyor: ?Ey İman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın.? (Mâide s. 6)

Abdest, önemli bir ibâdet olan namaz için Allah (c.c.)´un huzuruna çıkmadan önce, hem görünen hem de görün- meyen pisliklerden, kirlerden temizlenmenin ve arınmanın bir aracıdır. Ebû Hureyre (r.a.) abdest aldı ve Resülüllah (s.a.v.)´in şöyle buyurduğunu nakletti: ?Kıyâmet gününde ümmetim abdest izlerinden yüzleri bembeyaz parlar hal- de çağrılacaklardır. Öyleyse sizden her kim beyazlığını uzâtabilirse onu yapsın.? (Buhâri, Vudû, 2)

?Her zaman abdestli olmaya ancak inanan bir kişi gayretle devam eder.? (İbn Mâce, Taharet, 4)

Ebû Hüreyre (r.a.) naklediyor: ?Müslüman veya mü´min kul abdest alıp yüzünü yıkadığında gözleriyle bakıp işlediği her günah suyla veya son su damlasıyla birlik- te dökülür. Etlerini yıkadığında, elleriyle tutup yaptığı her günah suyla veya son su damlasıyla birlikte çıkar. Ayaklarını yıkadığında, ayaklarıyla yürüyüp işlediği her günah suyla veya son su damlasıyla birlikte dökülür. So- nunda günahlarından arınmış olarak çıkar.? (Müslim, Taharet, 32)

Osman b. Affân (r.a.) naklediyor: Resûlullâh (s.a.v.) güzel bir şekilde abdest aldı, sonra şöyle buyurdu: ?Kim benim şu abdestim gibi abdest alıp mescide gelir ve iki rekat namaz kılar, sonra oturursa geçmiş günahları bağışlanır.? Osman (r.a.) der ki: Resûlullâh (s.a.v.) bundan sonra: ?Sakın (bu affa güvenerek amel işlemekte) gevşemeyin? buy- urdu. (Buhâri, Rikâk, 8)

Abdullah b. Ömer (r.a.) naklediyor: ?Kim abdestli olduğu halde tekrar abdest alırsa ona on sevap yazılır.? (Ebû Da- vud, Taharet, 32)

Haftaya bir başka konuda görüşmek üzere Allah´a emanet olun?