Seda Yapıcı


Çocuk Eğitiminde Övgü

Çocuk Eğitiminde Övgü


Çocuklar şüphesiz güzel sözler duymak ve sevgiyle büyümek isterler. Fakat bazı aileler çocuklarını överken, seçtikleri cümleleri fark etmezler. Çocukla konuşurken aşırıya kaçtığınız her övgü, çocuğu beklenti içine düşürür.

Örneğin “sen çok akıllısın, bu işi başarırsın” dediğinizde çocuğunuz şöyle düşünebilir.

“Akıllı olmazsam kabul görür müyüm?” ya da

“bu işi gerçekten başaramazsam akılsız olabilirim” gibi düşünceler içine girer.

Çocukta bu gibi endişelere yer açarak ona aslında istemeden kaygı yüklemesi yaparsınız. Doğru cümlenizin içinde mutlaka etiketsiz koşulsuz sevgi yer almalıdır.

Örneğin; “bu işi başarabilmek için ne kadar çalıştığının farkındayım, sana güveniyorum ve sonucu ne olursa olsun sana inanmaya ve güvenmeye devam edeceğim” dediğinizde çocuğunuz sizin tarafınızdan sonuç ne olursa olsun kabul edileceğini bilir.

Ona çok akıllısın, çok zekisin dediğinizde onu övmüş olmazsınız aksine “başarmama şansın yok” demiş olursunuz.

Sizlere bir araştırmadan bahsetmek istiyorum.

Dweck ve arkadaşları bir araştırmada dört yüzden fazla beşinci sınıf öğrencilerine akademik bir test yapmışlardır. Sınavdan aynı sonucu alan öğrencilerin yarısı çabasından dolayı övülmüş ve onlara “Çok çalışmış olmalısın”, diğer yarısı ise zekasından dolayı övülmüş ve onlara “Çok zeki olmalısın” denmiştir.

Sonrasında bu iki gruba kolay ya da zor yeni bir testten hangisine girmek isteyecekleri sorulmuştur.

“Çok zekisin” denilen çocukların çoğu kolay testi seçmiş, “Çok çalışmış olmalısın” denilen çocukların %90'ı ise zor testi seçmiştir. Yani “Zekisin” diye övülen çocuklar, övgüyü kaybetmemek adına yeni riskler almaktan kaçınmıştır.

Evet eğer çocuklarınıza karşı övgü cümleleri kullanmak istiyorsanız bunlar yukarıdaki gibi çocuğunuzun kişiliğine değil, performansına yönelik olmalıdır.

“Harikasın” demek yerine “odanı harika toplamışsın” arasında fark vardır. Birinci cümle çocuğun kişiliğine vurgu yaparken, ikinci cümle yaptığı işe ve çabasına vurgu yapmaktadır. Yoğun bir şekilde kişiliğine yaptığınız övgüler zamanla narsizme kadar gidebilmektedir.

Çocuklarınız yaptıkları bir çalışmayı değerlendirmeniz için size getiriyorsa kendi övgünüzü sunmadan önce, çocuğunuzun düşüncesini almayı bekleyin.

“Anne baba bu etkinliği nasıl yapmışım?” diyen çocuğunuza, çok güzel olmuş demeden önce “Sen bu konuda ne düşünüyorsun?” diyerek çocuğunuzun içsel süreçlerini harekete geçirin. Çocuğunuza özeleştiri yetisini kazandırın, daha sonra kendi görüşünüzü söyleyebilirsiniz.

Yine etkinlik örneğinden devam edecek olursak, övgüyü genel olarak değil de detaylandırmış yapmak çocuğunuzun övdüğünüz alandaki becerilerini geliştirir.

“Anne-baba etkinliğim nasıl olmuş?” diyen çocuğunuza “Çok güzel olmuş” demek yerine “Burada bu katlamayı çok iyi başarmışsın, simetrin, tonlaman çok başarılı görünüyor” gibi detaylı övgüler vermek çocuğunuzun neyi güzel yaptığını fark etmesini ve bunu geliştirmesini sağlayacaktır.

Özetle bahsedecek olursam, çocuk eğitiminde övgü eğer kişiliğe yapılırsa çocuklara zarar vermektedir. Aileler ve eğitimciler övgüyü yukarıda bahsettiğimiz gibi kullanırlarsa çocuklarda olumlu davranış değişiklikleri görmek çok daha hızlı ve kolay olacaktır.