Erdem Tahıllıoğlu


İnfak Allah Rızası İçin Yapılmalı


Merhaba sevgili okurlarım. Bugün Müslümanların yardıma ihtiyacı bulunan kimselere maddi manada yardımda bulunulması anlamına gelen ?infak? konusunda dikkat çekmeye çalışacağım.

Hem cimriliği hem de israfı asla tasvip etmeyen ve her konuda orta yolu öneren İslam dini, ?sosyal? bir din olarak sosyal adalete, dayanışma ve yardımlaşmaya büyük önem vermekte bundan dolayı da ?infak? kavramıyla tanımlanan ?Allah yolunda yapılan harcamaları? en makbul ve en faziletli bir ibadet olarak kabul etmektedir. İnfak geniş kapsamlı bir kavram olup, zekât ve fıtır sadakası gibi mali ibadetlerin yanı sıra genel bir terimle mendup olarak nitelenen gönüllü harcamaları da içine alır.

Müslümanların, Allah´ın lütuf ve inayetine mazhar olabilmeleri için sahip oldukları ve severek bağlandıkları varlıklarını Allah yolunda infak etmeleri gerekir. Bu varlıklar mal ve para olabileceği gibi mevki, unvan, bilgi ve beden kuvveti gibi her türlü maddi ve manevî imkânlar da olabilir. Zira gökte ve yerde ne varsa ve insanların sahip olduğu her şey Allah´ın olup, insanlar mâlik oldukları şeylerin emanetçileridir. Bu nedenle de Allah´a ait olan her şey Allah´ın emrettiği biçimde infak edilmeli, yani cimrilik edilmemeli ve Allah´ın mülküne sahip olmaya çalışılmamalıdır.

Kur´an-ı Kerim´de infakla ilgili birçok ayet yer aldığı gibi Rasulullah da infakta bulunmanın önemine dikkat çekmiştir. Bir hadisinde Hz. Peygamber, sadaka veren cömert bir kimse ile hayır yapmaktan kaçınan cimri kimseyi, üzerlerinde demir zırh bulunan iki kişiye benzetmiştir. Sadaka veren kimsenin üzerindeki zırhın genişleyip uzayacağını, ayak izlerini bile sileceğini; yani bu kimsenin gönlünün ferahlayıp huzur ve mutluluk içinde olacağını ve günahlarının affedileceğini müjdelemiştir. Cimri kimsenin ise, üzerindeki zırhın gittikçe daralarak kendisini sıkacağını ve istese de bu sıkıntıdan kurtulamayacağını; yani onun sürekli sıkıntı ve üzüntü içinde olacağını bildirmiştir. (Buhârî, Zekât, 28; Müslim, Zekât, 75-77).

Kur´an-ı Kerim´de de infak hususunda orta yol tavsiye edilmiştir. Yüce Allah ?Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma; sonra kınanır ve eli boş açıkta kalırsın? (İsrâ 17/29) buyurarak cimri olmayı hoş görmediği gibi infakta bulunan kişinin malını saçıp savurmasını da uygun bulmamıştır. İnfakta bulunurken takip edilmesi gereken ölçü, normal ihtiyaçların karşılanmasından sonra kalan maldan verilmesidir. (Bakara,2/219).

Kur´an-ı Kerim ve Sünnete göre dayanışma ve yardımlaşma meşru şeyler üzerinde olmalı ve öncelikle en yakın çevreden başlamalı ve tüm topluma doğru yayılmalıdır. İnfakın başa kakma vesilesi yapılmaması, gizli verilmesi, malın iyisinden verilmesi, yalnız Allah rızası için yapılması, verirken kalp kırılmaması gibi hususlara da dikkat etmeyi Allah emretmektedir. Kuşkusuz, Allah´ın rızasını kazanmak amacıyla yapılan infak, Allah indinde makbul ve yapana da büyük sevap kazandırmaktadır.

Haftaya görüşmek üzere Allah´a emanet olun?