Milli Beka: Suriyeli Göçmenler -2-
Tarih: 18.1.2019 07:00:00
Alper Duran

Şimdi genel anlamda bu topraklara farklı milletlerden, farklı dinlerden, farklı bölgelerden göç edildiği hakikati tarihsel gerçekler noktasında önümüzde iken; bugün Türkiye´nin gündemini önemli bir şekilde meşgul eden Suriyeli göçmenler sanki bizim ilk defa karşılaştığımız bir konu gibi ısıtılıp önümüze getirilmektedir. 2011 yılında hemen yanı başımızda Suriye´de başlayan iç savaş neticesinde insanlar son dem olarak evlerini terk etmek zorunda kalmış ve tarihte olduğu gibi yine yüzlerini yardımsever ve misafirperver Türklere yöneltmişlerdir. Devletimiz ise bu trajik meseleyi çözümlemek ve tarihin kendisine vermiş olduğu sorumluluğu yerine getirmek amacıyla Suriyeli kardeşlerimizi göçmen olarak kabul etmek durumunda kalmıştır. Hem devletimiz hem sivil toplum kuruluşlarımız hem de her bir vatandaşımızın bu süreçte göstermiş olduğu azami hassasiyet ve fedakârlık, tarihin şanlı sayfalarındaki mümtaz yerini alacağından hiçbir şüphem yoktur. Bundan daha önemlisi olan Hakk´ın katında bu güzel davranış ziyadesiyle görülecek ve inşallah değerlendirilecektir. Özellikle son yıllarda ülkemize yapılan dâhili ve harici saldırıların da bertaraf edilmesinde hakkın bizatihi yardımı da bu vesileyle zaman zaman görülmektedir. Ancak bu durum bizi doğruluktan ayırmamalı de farklı mülahazalara da yöneltmemelidir. İslam diyarlarının küffar eliyle planlı bir şekilde yok edilmesi, kapanmaz yaraların açılması, kardeşlik hukukumuzun zedelenmesi ve sonuçta büyük bir Müslüman ve insanlık katliamının ortaya çıkmasından kaynaklanan bazı hususları doğal olarak birilerinin göğüslemesi gerekir. Böylesine olağanüstü durumları ve büyük sıkıntıları göğüsleyebilecek yegâne ülke ise Türkiye´dir. Defalarca belirttiğimiz gibi kendinden büyük tek ülke olan Türkiye, üzerindeki tarihi sorumluluğu görmezden gelemez ve kapımızda inim inim inleyen bu sahipsiz, kimsesiz ve zulme uğramış insanları geri çeviremezdi.

Bazı çevreler tarafından milyonlarca mültecinin ülkemizdeki birtakım olumsuz tavırları ve yanlış hareketleri örnek göstermek suretiyle Suriyeli mültecilerin tümünü tahkir etmek ve onları belli bir yerde konumlandırmak asla insani değildir. Böylesine zorlu bir dönemde ülkeye göç etmek zorunda kalan kişilerle birlikte bu işi fırsat bilip Türkiye gelen ve Türkiye´nin üzerinden de başka devletlere gitmek isteyen nice insanların da olduğunu ve olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Bununla birlikte gerçekten belli bir disiplin içerisinde gelmemiş olan birçoğunun yaşadıklarının da Türkiye´de olumsuz tezahürlere dönüşebileceği hususlarını da bizim iyi değerlendirmemiz gerekir. Yine Türkiye´de bazı çevrelerin neden buraya gelmişler gitsinler memleketlerinde savaşsınlar demeleri ise akıl tutulmasıdır. Türkiye´de hali hazırda bulunan 3 milyonu aşkın göçmenin yüzde doksanının kadın çocuk yaşlı ve savaşamayacak durumda olduğu da özellikle bilinmesi gerekir. Ülkemize gelen göçmen aileler iyi analiz edildiğinde hemen her ailede bir kişinin savaştan vefat ettiğini ve eli silah tutabilecek kişilerin de kendi ülkelerinde özellikle Türkiye tarafından desteklenen gruplar içerisinde savaştığı görülecektir. Onlarca silahlı grubun ortaya çıktığı büyük bir fitnenin baş gösterdiği Suriye´de kimin kiminle nasıl ve ne şekilde savaşması gerektiği de ayrı bir konu ve ayrı bir muamma olduğunu da belirtmek gerekir.

Bunlarla birlikte ülkemize gelen göçmenlerin Türkiye´nin ahlaki ve sosyal kaidelerine uymadıklarına dair bazı numunelere de şahit olmaktayız. Ülkemizin koyduğu kurallar bütününü çiğneyip rastgele yaşamak istedikleri ve keyfi davrandıkları zaman zaman görülmektedir. Kimsenin zaten bu tip konularda bir savunmaya geçtiği de, geçeceği de yoktur. Nasıl kendi vatandaşımız bu ülkedeki ahlaki ve hukuki kurallara riayet ediyorsa dışardan gelenlerin de aynı şekilde riayet etmesi şarttır. Kaldı ki her toplum içerisinde suçluları, ahlaksızlıkları ve kurallara uymayan asileri barındırmaktadır. Bunu genele şamil meseleler yüzünden ülkemizde misafir etmek zorunda kaldığımız kardeşlerimizi mahcup etmek ve örselemek vicdanın kanatlarını kırmak olur.

Bugün göçmen politikasının iyi uygulanmadığı ile alakalı fikirlerimiz olabilir. Suriye´den gelen kişilerin daha tertipli, daha disiplinli ve daha sistemli bir şekilde ülkemize alınması, onlara kimlikler verilirken daha iyi kurgular icra edilmesi, onları gerek ülkemizde muhtelif şehirlere yerleştirirken gerekse çadır kentlere iskân ettirirken bugünkü uygulamadan daha iyi uygulamalar yapılması gerektiği ile alakalı fikirlerimiz olabilir ve bu fikirlerimizi savunabiliriz. Ülkemizde yaşayan göçmenlerin belli bir sistem dâhilinde istihdama dâhil edilmeleri, özellikle yetişmiş elemanların belirlenip ülkemizdeki eksik kalan alanlara kanalize edilmek suretiyle o sektörlerin ikame edilmesinde planların yapılmasını savunabiliriz. Ülkemize yük olmamaları açısından farklı farklı projeler geliştirilmek suretiyle kendi kendilerine yetebilecek ortamlar oluşturulmasını değerlendirebiliriz. Ancak Türkiye´deki bütün göçmenler anında geri gitsin, onları zaten hiç kabul etmemeliydik demek suretiyle ne inancımıza, ne kültürümüze, ne de ahlakımıza sığmayan bu tip söylemlere ve eylemlere tevessül edilmemelidir. Beni en çok üzen mesele ise Rus zulmünden dolayı Kırım´dan Türkiye´ye göç etmek zorunda kalan bir kırımlının ve Çin zulmünden ülkemize gelmek zorunda kalan bir Doğu Türkistanlı kardeşimizin Suriyeli göçmenleri ülkemizde istemiyoruz demesi olmuştur. Maalesef ben buna bizzat şahit oldum. Yakın zamanlarda birkaç Çerkez kardeşimizin de aynı meyanda sözleri ise insanların kendi yaşadıklarını ne çabuk unuttuklarının en bariz ve üzücü örnekleri olmuştur.

Bilinmelidir ki, bu Vatan Sultan Alparslan´ın, Sultan Kılıçarslan´ın, Fatih Sultan Mehmet Han´ın, Sultan Abdülhamit Han´ın ve daha nice büyüğümüzün bize emanet ettiği İslam´ın bayraktarlığını ve Sancaktarlığını yapan vatandır. Dünyanın her yerindeki bütün Müslümanların bu ülke için yapmış oldukları duaları vardır. Bizim bugün Suriyeli göçmenleri tahkir edici konuşmalarımız onları mahcup edecek bir cümle kurmamız demek, tarihimizle hesaplaşmak anlamına gelir. Zira Suriye dediğimiz topraklar yüzyıl öncesi bizim vilayetimiz idi. Belki 100 yıla kalmadan yeniden gönül coğrafyamızın en önemli vilayetlerinden biri haline gelecektir. Yeniden gönül coğrafyamızı bir arada tutmak, Türk İslam birliğini hayal eden insanların bugünkü Suriyeli göçmenlere farklı bakması şarttır. Batılı bir anlayışla kendisini ve zihnini Batı´ya teslim etmiş olan içimizdeki bir kısım güruhun farklı düşünmesi ise asla hakikati değiştirmeyecektir.

Bu vesileyle Anadolu toprakları değil üç milyon Suriyeliyi, üç yüz milyon göçmeni dahi bağrında barındıracak kadar bereketli topraklardır ve buranın insanları bütün dünyayı misafir edecek kadar gönlü geniş ulvi şahsiyetlerdir…

Anahtar Kelimeler: Milli, Beka, Suriyeli, Göçmenler
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Delilerin İtibarı (26 Mart 2020 - Perşembe)
İslamın Müslümanları (18 Mart 2020 - Çarşamba)
Tarih Dersleri (11 Mart 2020 - Çarşamba)
İspatlı Yalan (28 Şubat 2020 - Cuma)
Teşekkür Borcu (19 Şubat 2020 - Çarşamba)
İnan Dost (13 Şubat 2020 - Perşembe)
Neler Oluyor Burada (06 Şubat 2020 - Perşembe)
Devlet (30 Ocak 2020 - Perşembe)
Beyaz Enteller (23 Ocak 2020 - Perşembe)
Sözün İstikameti (15 Ocak 2020 - Çarşamba)
Gafletli Şuur (01 Ocak 2020 - Çarşamba)
Yakın Gözlüğü (30 Aralık 2019 - Pazartesi)
Bir İkiden Büyüktür (14 Aralık 2019 - Cumartesi)
Allah, İnsan, Hata Ve Af (29 Kasım 2019 - Cuma)
Turan Ülküsünün Girizgâhı (20 Kasım 2019 - Çarşamba)
Tedbir ve Korkaklık (02 Kasım 2019 - Cumartesi)
Dikenler ve Güller (19 Ekim 2019 - Cumartesi)
Banane Amerikadan (11 Ekim 2019 - Cuma)
Endamsız Salgın (04 Ekim 2019 - Cuma)
Pasta Yoksa Birbirimizi Yiyelim (27 Eylül 2019 - Cuma)
Ahh Ah!.. (13 Eylül 2019 - Cuma)
Sadece Seyrediyoruz -2- (07 Eylül 2019 - Cumartesi)
Sadece Seyrediyoruz (06 Eylül 2019 - Cuma)
Kurumsal Dedikodu (30 Ağustos 2019 - Cuma)
Şaplakçılar (08 Ağustos 2019 - Perşembe)
YOBAZ BAYKUŞLAR (18 Temmuz 2019 - Perşembe)
HAYALLERİMİZ ÇÜRÜYOR (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Yetişkinler Nereye Gidiyor (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
Neden Böyle Oldu Furyası (27 Haziran 2019 - Perşembe)
Müslüman Saati -2- (20 Haziran 2019 - Perşembe)
Müslüman Saati (19 Haziran 2019 - Çarşamba)
Olmayan Ülkenin Pastacıları -2- (13 Haziran 2019 - Perşembe)
Olmayan Ülkenin Pastacıları (12 Haziran 2019 - Çarşamba)
Ömerler Hıdır Oldu (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
Dünya Vatandaşlığı -2- (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
Dünya Vatandaşlığı (24 Mayıs 2019 - Cuma)
Estetiğin Köy Hali (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Kutuplaşacağız (10 Mayıs 2019 - Cuma)
Sağım Solum (02 Mayıs 2019 - Perşembe)
Köhne Aydınlar (25 Nisan 2019 - Perşembe)
Zaman, Mekân ve İnsan (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Safları Sık Tutalım (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
Kilisenin Masum (!) Çocukları (2) (29 Mart 2019 - Cuma)
Kilisenin Masum (!) Çocukları (28 Mart 2019 - Perşembe)
Yok Oluşun Başlangıcı (22 Mart 2019 - Cuma)
Akıl Düzeni (15 Mart 2019 - Cuma)
Millet Şahsiyeti (28 Şubat 2019 - Perşembe)
Değerlerimiz (20 Şubat 2019 - Çarşamba)
Adi-L-Tablolar (15 Şubat 2019 - Cuma)
Vazife Bozgunu (07 Şubat 2019 - Perşembe)
Muhalefet Ahlakı (30 Ocak 2019 - Çarşamba)
Şiir ve Zaman (23 Ocak 2019 - Çarşamba)
Milli Beka: Suriyeli Göçmenler -1- (17 Ocak 2019 - Perşembe)
Huzursuz Beyinler (03 Ocak 2019 - Perşembe)
Kitapsız Okurlar (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Sanat (19 Aralık 2018 - Çarşamba)
Kucağa Oturup Sakal Yolanlar (12 Aralık 2018 - Çarşamba)
Sükût ve Esrarı Tüm Devirler… (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
Dostluk Üzerine (28 Kasım 2018 - Çarşamba)
Şucular ve Bucular (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
Varlığın Yok Hali (14 Kasım 2018 - Çarşamba)
Kadın Mühim, Aile Ehemdir (07 Kasım 2018 - Çarşamba)
İctimai Sulhun Ehemmiyeti (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Türklük, Irk Mı Millet Mi? (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
Taner Abi Yazdıkların Doğrudur (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
Işıldayan Dönekler (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tıyniyet ve Mücadele (03 Ekim 2018 - Çarşamba)
Gençler Biraz Daha Gayret (26 Eylül 2018 - Çarşamba)
Menfaatin Yolu Düzdür (19 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yönetemeyenler (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Moda: Teşhircilik ve Yokoluş (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Kendinden Büyük Tek Ülke: Türkiye (25 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Sadakat Mi Sefil Kölelik Mi? (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Acillerin Dünyası (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Haritanın Ufku (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çirkinler ve Artistler (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
SES GETİREN ÖLÜMLER 1 (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
ZAMANA KARŞI 1 (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
TEK İNANIŞ (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
KİFAYETSİZLER VE MUSALLA (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
DAVA ERLERİ (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
MAHSUN VATAN DOĞU TÜRKİSTAN (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
ENDÜLÜS (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ZÜBÜK KARDEŞLİĞİ (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
YEDİ NEFES, BİR AYASOFYA (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
DANSÖZLER VE OYNAŞLARI (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
VARSAYIM KÖLELERİ (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
KİTAPLAR VE MABEDLERİ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
EMEKSİZLERİN GENÇLİĞİ (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
EĞRİLER ÜLKESİNİN MÜTEŞABİH DOĞRULARI (04 Nisan 2018 - Çarşamba)
NAZARLAR VE KURUMLAR (ÜNİVERSİTE) (28 Mart 2018 - Çarşamba)
BEDELSİZ HASLET EDEB (27 Mart 2018 - Salı)
Sayfa:
Orhan Arslan
Orhan Arslan
İhanet Şebekesinin İhanetleri - 2
Haydar Mermer
Haydar Mermer
Devletimiz Çığlıkları Duymalı!
Erdem Tahıllıoğlu
Erdem Tahıllıoğlu
İslam´da Tevekkül Anlayışı
Alper Duran
Alper Duran
Delilerin İtibarı
Taner Karabal
Taner Karabal
Virüs Belası
Çetin Polat
Çetin Polat
Şampiyonluğa Adım Adım
Kuzey Akkaş
Kuzey Akkaş
El-Aziz
Adem Yıldırım
Adem Yıldırım
"Biz Hep Birlikte Türkiye´yiz"
Muzaffer Karadağ
Muzaffer Karadağ
Nasıl Kalkınabiliriz?
Hanife Döner
Hanife Döner
Spor Yapın Güzel İnsanlar
Halil İbrahim Budaklı
Halil İbrahim Budaklı
Ekonomi Bakanı´nın Sivas İş Dünyası İle Buluşması
Aydın Deliktaş
Aydın Deliktaş
Çevre
Muhittin Karahan
Muhittin Karahan
Namaz Dinin Direğidir
Oğuzhan Sarzep
Oğuzhan Sarzep
Sivas Gümbür Gümbür
Yurdal Epsileli
Yurdal Epsileli
Güzel Günler Gelecek
Adem Akgül
Adem Akgül
Birbirinden Lezzetli Sivas Yemekleri
Aykut Özdoğan
Aykut Özdoğan
Büyüme Hormonu Nedir?
Ekrem Arıs
Ekrem Arıs
Ülkemizde Muay Thai
Metehan Dağcıoğlu
Metehan Dağcıoğlu
Unutulan Bir Değer: Şahabeddin-İ Sivasi
Ahper Nuri Delican
Ahper Nuri Delican
Aile Yapısı
Ahmet Tırpan
Ahmet Tırpan
Kurban Kesilirken Hangi Dualar Okunur?
İsmail Ayhan
İsmail Ayhan
Sivas Belediyespor Sancılı…
Fatih Tabur
Fatih Tabur
Adakta Gaye Allah Rızası Olmalıdır
Kürşad Özkaynar
Kürşad Özkaynar
Goebbels, Komünizm ve Bolşevizm
Eyüp Demirer
Eyüp Demirer
Liyakat, Sadakat ve İlle De Ehliyet
Neslihan Dereli
Neslihan Dereli
İşçiye Cuma Namazı İzni Verilmemesi (İşçi Bakımından) Haklı Fesih Sebebi Midir? –Son-
Emre Gürkan Gürleyük
Emre Gürkan Gürleyük
Yerel Seçimin Ardından,
Mustafa Coşkun
Mustafa Coşkun
AK Parti Toplantısı Sonrası Sivaslılar Ne Yapacak?
Kübra Duran
Kübra Duran
Ege Kıta Sahanlığı Sorunu
Hadi Töre
Hadi Töre
İran 2
Fatma Karakuzu
Fatma Karakuzu
Kitap İnsanı, İnsan Dünyayı Değiştirir
Abdullah Ağbektaş
Abdullah Ağbektaş
40. Hadisi Şerif
Esra Kurt
Esra Kurt
Süresiz Nafaka
Emre Şağban
Emre Şağban
Şehit
Ali Bozkurt
Ali Bozkurt
TİKİ-TAKA
İbrahim Özmen
İbrahim Özmen
Vampir
Ajda Mutlu
Ajda Mutlu
Dünya Çok Güzel, Gezmelisin !
Halil Kalemci
Halil Kalemci
Capital 500 Açıklandı
Yusuf Doğan
Yusuf Doğan
İLAHİ ADALET…
Süleyha Kara
Süleyha Kara
SEVGİNİN ADI
DOLAR
6.5160
EURO
7.2150
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Savaş, hiledir, hileden ibarettir.

Hz. Muhammed
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
1

1