Necmettin Mermer


Sormuyor Musunuz?

Sormuyor Musunuz?


Tanıdığınız, bildiğiniz bir dostunuz olarak, iktidarın yanlışlarını da yazan, eleştiren biri olarak ve yaklaşık yarım asırlık çizgimi bildiğiniz için, Saadet Partili samimi dostlara bugün sormak icap etti. Demiyor musunuz?

Ey! Temel başkan, alçak terörist Selahattin Demirtaş “dışarı çıkmalıdır” açıklamasının zarureti neydi?

Kızıl Soros’un Türkiye şubesi, terör ve bölücülük finansörü Osman Kavala ile ilgili bu beyanatın lüzumu var mıydı?

Muhteşem Çamlıca Camii için, böyle bir açıklama çok mu lazımdı?

Hızlı tren ve ülkedeki devasa projeleri sahiplenmek bizim vizyonumuza daha bir yakışırken, biz bunlara tümden niye karşı çıkıyoruz?

Hasan Damar’ın “İstanbul’da seçimi biz kaybettirdik” sözü, milyonlarca insanı rencide edip yaralamaz mı?

Bizim AK Parti ile ortak noktamız yoksa millet ittifakında ki bize benzemeyenlerle ne gibi ortak noktalarımız var?

Bizim, CHP, HDP, İYİ PARTİ ile bir ve beraber olmayı bırakın, kıyısında köşesinde bile olmamızı izah edemeyiz.

Çünkü bizle onlar “Bremen mızıkacıları” kadar bile uyuşmuyoruz.

Geçmişte değerlerimize saldırıp partimizi kapatanlarla aynı karede bulunmak ilkelerimize ters, bunu tabanımıza anlatamayız.

Biz HDP’lilerin adaylarının olmadığı yerde bize oy vermelerini izah edemeyiz.

Elli senedir dilimize pelesenk ettiğimiz Ayasofya'nın açılışına tavrımız daha net olmalıydı. Kimden çekiniyoruz?

Boğaziçi Üniversitesi'nde yasal ve kanunun verdiği yetkiyle, ilk defa atanmış yerli ve milli bir rektörü, her türlü karanlık ve ahlaksız mihraklarla beraber olmak pahasına niye eleştiriyoruz?

Her şeye sözü olan siz, İmamoğlu’nun İBB personeline LBGT eğitimini zorunlu tutmasına bile bir lafınız yok mu?

104 emekli amiralin bildiri adı altında muhtıra kokan bu tavrına tek sözünüz yok mu? Allah aşkına fikir hürriyeti! deyip geçecek misiniz?

İlave olarak şunları da diyebiliriz;

“İsmail Hakkı Karadayı’yı affettiniz,

Çevik Bir’i affettiniz,

Kemal Gürüz’ü affettiniz,

Nur Serter’i affettiniz,

Uğur Dündar’ı affettiniz,

Ruşen Çakır’ı affettiniz,

Erbakan’a küfreden Osman Özbek’i bile affettiniz

Ama sadece parti kurdu, iktidar oldu diye

Recep Tayyip Erdoğan’ı mı affedemediniz, derim arkadaş !...

Kızlarınızı, eşlerinizi saçlarından sürükleyenleri affettiniz,

Yurtlarınızı, Kur’ân kurslarınızı basanları affettiniz,

Darbecileri alkışlayan gazetecileri, işadamlarını, akademisyenleri affettiniz

Ama sadece Recep Tayyip Erdoğan’ı mı affedemediniz, derim arkadaş !...

 

O zaman ben de sorarım !..

Nedir bu adamın suçu, nedir?

Ne yaptı size bu adam?

Kindarların, zalimlerin, gözü kanlı emperyalistlerin niyetini biliyorum, onların derdini anlıyorum da size ne oldu,

Bu kadar zıvanadan çıkmanıza sebep olan şey nedir? Hangi işinizi yarıda bıraktı,

Hangi yenilmişliğinizin hesabını sormadı,

Hangi mevzunuzu yetim bıraktı bu adam,

Konuşsanıza arkadaş !...

 

Ne oldu, ne yaptı size bu adam,

Nedir bu adama karşı beslediğiniz kin, nefret, düşmanlık, nedir?

 

Muhalefet etmenin de bir adabı, edebi, haysiyeti, onuru vardır.

Kimi destekliyorsanız destekleyin, kime oy veriyorsanız verin, kiminle ittifak yapıyorsanız yapın, sizi tutan mı var?

 

Siz anma gecesi, Uğur Dündar’dan başka,

Erbakan adına ödül takdim ettirecek başka kimseyi bulamadınız mı? "

Selametle…