Teşekkür Borcu
Tarih: 19.2.2020 07:00:00
Alper Duran

İnsanlığın medeniyetine ve gelişimine bütün milletler az veya çok, küçük veya büyük katkılar sunmuştur. Türk milleti de, tarihi seyri içerisinde her daim asaletine uygun bir şekilde yaşamış ve sayısız ilmi ve ictimai hizmetler yapmıştır. Gerek İslam öncesi ve gerek İslam sonrasında, hep hakkın yanında yer alarak zalime karşı dik, mazluma karşı ise merhametli olmuştur. Mazisi şan ve şerefle dolu ve bir karizmatik duruşu olan Türk milletinin tarihini, ne hazindir ki bazı aklı evveller 1919´dan itibaren başlatma garabetine düşmekte ve yüzyıllarca varlığımız ile nice hizmetimiz yok sayılmaktadır. Bir kısmı ise 1071´den bu tarafa olan zamana ağırlık vermektedir. Lakin bizim tarihimiz, binlerce yıl öncesinden başlamaktadır. (Belki) Hz. Zülkarneyn´den, atamız Oğuz Kağan´dan ve Yafes´ten neşet edip, günümüze değin yiğitlik örüntüsü halinde gelmiş ve Yüce Mevlamızın izniyle ebediyete kadar da, uçsuz bucaksız bir anlayışla devam edecektir.

Milletimiz bu muazzam tarihi içerisinde, en parlak günlerine İslamla müşerref olduktan sonra kavuşmuştur. Bilindiği üzere miladi 610 yılında Sevgili Peygamberimize (sav) “oku” emriyle gelen İslam güneşi, yavaş yavaş dünyayı ışıtıp ve ısıtmaya başlamıştır. Yirmi üç yıllık risaletin tamamlanması sonrasında; Halife Ömer (ra) döneminde, Sasani (İran) devleti alınınca, Müslümanlarla Türkler sınır komşusu olmuştur. Talas Savaşı´na kadar ticari ve siyasi münasebetin yanı sıra; birçok kere de Türk yabgularıyla Emeviler arasında çatışmalar ve küçük çaplı savaşlar yaşanmıştır. Emeviler sonrasında Abbasi Devleti ile daha yakın ilişkiler kuran Türkler,  ezeli düşmanı Çin´e karşı, Talas Savaşı´nda birlikte hareket ederek hem Çin mağlup edilmiş, hem de yeni bir dönemin temelleri atılmıştır. Türkler arasında ticari ve tebliğ faaliyetleriyle ferdi olarak başlayan İslamlaşma eğilimleri, Talas Savaşı´yla birlikte daha hızlı ve kurumsal bir şekilde yayılmaya başlamıştır. Bu süreç yaklaşık bir buçuk iki asır boyunca devam etmiş ve nerdeyse bütün Türk boyları Müslüman olmuştur. Yine bazı tarihi hakikatlerden bihaber meczuplar, Türklerin silah zoruyla Müslüman olduğunu iddia etmektedir. Türk milleti, tarihinde asla tahakkümle ve silah zoruyla boyun eğmemiştir. Bu hususta da, Allah´ın lütfu ve keremiyle fevç fevç İslamiyet´i kendi rızaları gereği kabul etmiştir. Zira İslam´ın da, Türklerinde kaderi levh-i mahfuzda böyle tahrir edilmiştir.

Cenab-ı hakkın merhamet dinini kendilerine bahşeden Türk milleti, belli bir dönem özümseme sürecinden sonra, Ahmet Yesevi başta olmak üzere, nice veliler vesilesiyle bir inkişaf dönemine girdiler. Karahanlılarla başlayan Türk-İslam devletlerinin tarihi, yüzyıllar boyunca Allah´ın dinini yüceltmek ve onun sancaktarlığını yapmak üzere mücadele ettiler. Tabiri caiz ise millet olarak şunu dediler “ey Allah´ım, sen bizi İslamla müşerref kıldın, bizde bir minnet ve teşekkür kabilinden sana kulluk etmeye ve dinini yüceltmeye and içtik”. Türk milleti eksiklikleriyle ve noksanlıklarıyla hala islamın muhafazasını ve bütün müslümanların hamiliğini üstlenmektedir. Kendilerine verilen nimete karşılık olarak, asırlardır Zat-ı Zülcelal´e şükranlarını arz ederken, bütün dünyanın da, Türk milletine teşekkür etmesi gerekir. Aziz milletimiz, külli icraatını yalnız rıza-ı ilahi için yapmıştır. Ancak dünya tarihinde iki akın ve istila üzerinden bir hakikati belirtmek ve insanlık namına şükran borcunu ifade etme gereği vardır. Bunlardan birincisi haçlı seferleri, ikincisi ise Moğol istilasıdır.

Gerek dini, gerek siyasi ve gerekse iktisadi saiklerle gerçekleştirilen haçlı seferleri ve Moğol istilasının, sebep ve sonuçları bakımından birçok ortak yönü bulunmaktadır. Bilindiği üzere, haçlılar Kudüs maskesi altında papanın çağrılarıyla çoğunluğu barbar ve haydutlardan oluşan yüzbinlerce askerle, Anadolu´da Müslüman Türk varlığını sonlandırmak, Kudüs ve etrafını alarak, yeniden bir hıristiyan devlet oluşturup, roma hayalini gerçekleştirmek ve doğunun zenginliğini talan etmek amacıyla defalarca sefer düzenlediler. Anadolu´da Müslüman Türk varlığı, haçlı seferlerini canları pahasına durdurdu, mağlup etti ve en azından ideallerini gerçekleştiremeyecekleri kadar zayıflattı. Zaman zaman mahallî başarılar sağlasalar bile Müslüman Türk milleti asla onların emellerine boyun eğmediği gibi, mücadeleden de çekinmedi. Sonunda haçlı varlığı Anadolu´dan ve Kudüs´ten tamamen silinerek kabuğuna çekilmek zorunda kaldı. Şayet Müslüman Türk milleti tarafından, Allah için o mücadele yapılmasaydı, şimdi gerek acem diyarı (İran) gerekse kuzey Afrika bölgeleri dâhil olmak üzere Arap ülkeleri hıristiyanların esmer çocukları olarak anılacaktı. Ne dinleri, ne de benlikleri kalacaktı.

Zikrettiğimiz üzere ikinci akın ise Moğol istilasıdır. Asya´nın en doğusundan gelen acımasız Moğol orduları, insanlık ve medeniyet adına ne varsa yerle yeksan etmiştir.  Bu hızlı ve canice ilerleyişleri, Anadolu´da Müslüman Türk milleti sayesinde duraksamıştır. Şayet aziz milletimizin cihangirliği olmasaydı, Moğollar kısa süre içerisinde parçalanmış Avrupa´yı da istila edecekti. Bugün kendini dünyanın efendisi zanneden Avrupa, çekik gözlü insanlarla dolup taşacaktı. Lakin Anadolu irfanlığı bir yandan askeri mücadele yaparken, diğer yandan da irşad vazifesi ile Moğolları İslamlaştırmıştır. Sonunda Türkler sayesinde hem Avrupa, hem orta dünya büyük bir beladan kurtulmuştur.

Devletler arasında muhtelif sebepler yüzünden muharebe yapılabilir. Ancak zikrettiğimiz akınlar, iki devlet veya iki millet arasındaki savaşlardan çok farklı olaylardır. Bundan dolayı haçlı seferleri ve Moğol istilasını, milletlerin birbirleriyle yaptığı savaşlarla bir tutmak ve Türklerde şu devletlerle savaştı gibi bir yanlışa düşmemek gerekir.  Şu iki acımaz ve hunharca yapılan istilanın yok edilmesi nedeniyle, insanlık medeniyetinin Türk milletine bir teşekkür borcu vardır. Milletimiz bugünde hakkın savunucusu olmaya, günlük vakıaların hızlı kâr getiren yönüyle değil; İslami ve insani yönüyle bakmaktadır. İşte bu yüzden Türkiye, Ortadoğu´nun ve dünyanın vicdanı ve vicdanının sesi olmaya devam etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Teşekkür, Borcu
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Gayrı Milli Muhalefet (06 Nisan 2020 - Pazartesi)
Delilerin İtibarı (26 Mart 2020 - Perşembe)
İslamın Müslümanları (18 Mart 2020 - Çarşamba)
Tarih Dersleri (11 Mart 2020 - Çarşamba)
İspatlı Yalan (28 Şubat 2020 - Cuma)
İnan Dost (13 Şubat 2020 - Perşembe)
Neler Oluyor Burada (06 Şubat 2020 - Perşembe)
Devlet (30 Ocak 2020 - Perşembe)
Beyaz Enteller (23 Ocak 2020 - Perşembe)
Sözün İstikameti (15 Ocak 2020 - Çarşamba)
Gafletli Şuur (01 Ocak 2020 - Çarşamba)
Yakın Gözlüğü (30 Aralık 2019 - Pazartesi)
Bir İkiden Büyüktür (14 Aralık 2019 - Cumartesi)
Allah, İnsan, Hata Ve Af (29 Kasım 2019 - Cuma)
Turan Ülküsünün Girizgâhı (20 Kasım 2019 - Çarşamba)
Tedbir ve Korkaklık (02 Kasım 2019 - Cumartesi)
Dikenler ve Güller (19 Ekim 2019 - Cumartesi)
Banane Amerikadan (11 Ekim 2019 - Cuma)
Endamsız Salgın (04 Ekim 2019 - Cuma)
Pasta Yoksa Birbirimizi Yiyelim (27 Eylül 2019 - Cuma)
Ahh Ah!.. (13 Eylül 2019 - Cuma)
Sadece Seyrediyoruz -2- (07 Eylül 2019 - Cumartesi)
Sadece Seyrediyoruz (06 Eylül 2019 - Cuma)
Kurumsal Dedikodu (30 Ağustos 2019 - Cuma)
Şaplakçılar (08 Ağustos 2019 - Perşembe)
YOBAZ BAYKUŞLAR (18 Temmuz 2019 - Perşembe)
HAYALLERİMİZ ÇÜRÜYOR (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Yetişkinler Nereye Gidiyor (04 Temmuz 2019 - Perşembe)
Neden Böyle Oldu Furyası (27 Haziran 2019 - Perşembe)
Müslüman Saati -2- (20 Haziran 2019 - Perşembe)
Müslüman Saati (19 Haziran 2019 - Çarşamba)
Olmayan Ülkenin Pastacıları -2- (13 Haziran 2019 - Perşembe)
Olmayan Ülkenin Pastacıları (12 Haziran 2019 - Çarşamba)
Ömerler Hıdır Oldu (30 Mayıs 2019 - Perşembe)
Dünya Vatandaşlığı -2- (25 Mayıs 2019 - Cumartesi)
Dünya Vatandaşlığı (24 Mayıs 2019 - Cuma)
Estetiğin Köy Hali (17 Mayıs 2019 - Cuma)
Kutuplaşacağız (10 Mayıs 2019 - Cuma)
Sağım Solum (02 Mayıs 2019 - Perşembe)
Köhne Aydınlar (25 Nisan 2019 - Perşembe)
Zaman, Mekân ve İnsan (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Safları Sık Tutalım (03 Nisan 2019 - Çarşamba)
Kilisenin Masum (!) Çocukları (2) (29 Mart 2019 - Cuma)
Kilisenin Masum (!) Çocukları (28 Mart 2019 - Perşembe)
Yok Oluşun Başlangıcı (22 Mart 2019 - Cuma)
Akıl Düzeni (15 Mart 2019 - Cuma)
Millet Şahsiyeti (28 Şubat 2019 - Perşembe)
Değerlerimiz (20 Şubat 2019 - Çarşamba)
Adi-L-Tablolar (15 Şubat 2019 - Cuma)
Vazife Bozgunu (07 Şubat 2019 - Perşembe)
Muhalefet Ahlakı (30 Ocak 2019 - Çarşamba)
Şiir ve Zaman (23 Ocak 2019 - Çarşamba)
Milli Beka: Suriyeli Göçmenler -2- (18 Ocak 2019 - Cuma)
Milli Beka: Suriyeli Göçmenler -1- (17 Ocak 2019 - Perşembe)
Huzursuz Beyinler (03 Ocak 2019 - Perşembe)
Kitapsız Okurlar (26 Aralık 2018 - Çarşamba)
Sanat (19 Aralık 2018 - Çarşamba)
Kucağa Oturup Sakal Yolanlar (12 Aralık 2018 - Çarşamba)
Sükût ve Esrarı Tüm Devirler… (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
Dostluk Üzerine (28 Kasım 2018 - Çarşamba)
Şucular ve Bucular (21 Kasım 2018 - Çarşamba)
Varlığın Yok Hali (14 Kasım 2018 - Çarşamba)
Kadın Mühim, Aile Ehemdir (07 Kasım 2018 - Çarşamba)
İctimai Sulhun Ehemmiyeti (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Türklük, Irk Mı Millet Mi? (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
Taner Abi Yazdıkların Doğrudur (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
Işıldayan Dönekler (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tıyniyet ve Mücadele (03 Ekim 2018 - Çarşamba)
Gençler Biraz Daha Gayret (26 Eylül 2018 - Çarşamba)
Menfaatin Yolu Düzdür (19 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yönetemeyenler (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Moda: Teşhircilik ve Yokoluş (05 Eylül 2018 - Çarşamba)
Kendinden Büyük Tek Ülke: Türkiye (25 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Sadakat Mi Sefil Kölelik Mi? (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Acillerin Dünyası (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Haritanın Ufku (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çirkinler ve Artistler (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
SES GETİREN ÖLÜMLER 1 (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
ZAMANA KARŞI 1 (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
TEK İNANIŞ (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
KİFAYETSİZLER VE MUSALLA (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
DAVA ERLERİ (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
MAHSUN VATAN DOĞU TÜRKİSTAN (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
ENDÜLÜS (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ZÜBÜK KARDEŞLİĞİ (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
YEDİ NEFES, BİR AYASOFYA (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
DANSÖZLER VE OYNAŞLARI (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
VARSAYIM KÖLELERİ (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
KİTAPLAR VE MABEDLERİ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
EMEKSİZLERİN GENÇLİĞİ (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
EĞRİLER ÜLKESİNİN MÜTEŞABİH DOĞRULARI (04 Nisan 2018 - Çarşamba)
NAZARLAR VE KURUMLAR (ÜNİVERSİTE) (28 Mart 2018 - Çarşamba)
BEDELSİZ HASLET EDEB (27 Mart 2018 - Salı)
Sayfa:
Taner Karabal
Taner Karabal
Biz Bize Yeteceğiz…
Erdem Tahıllıoğlu
Erdem Tahıllıoğlu
Büyüklerimize Saygıyı İhmal Etmeyelim
Orhan Arslan
Orhan Arslan
Umarım Uyarıcılık Görevimizi Yapmışızdır
Haydar Mermer
Haydar Mermer
Gel De Sus!
Alper Duran
Alper Duran
Gayrı Milli Muhalefet
Çetin Polat
Çetin Polat
Şampiyonluğa Adım Adım
Kuzey Akkaş
Kuzey Akkaş
El-Aziz
Adem Yıldırım
Adem Yıldırım
"Biz Hep Birlikte Türkiye´yiz"
Muzaffer Karadağ
Muzaffer Karadağ
Nasıl Kalkınabiliriz?
Hanife Döner
Hanife Döner
Spor Yapın Güzel İnsanlar
Halil İbrahim Budaklı
Halil İbrahim Budaklı
Ekonomi Bakanı´nın Sivas İş Dünyası İle Buluşması
Aydın Deliktaş
Aydın Deliktaş
Çevre
Muhittin Karahan
Muhittin Karahan
Namaz Dinin Direğidir
Oğuzhan Sarzep
Oğuzhan Sarzep
Sivas Gümbür Gümbür
Yurdal Epsileli
Yurdal Epsileli
Güzel Günler Gelecek
Adem Akgül
Adem Akgül
Birbirinden Lezzetli Sivas Yemekleri
Aykut Özdoğan
Aykut Özdoğan
Büyüme Hormonu Nedir?
Ekrem Arıs
Ekrem Arıs
Ülkemizde Muay Thai
Metehan Dağcıoğlu
Metehan Dağcıoğlu
Unutulan Bir Değer: Şahabeddin-İ Sivasi
Ahper Nuri Delican
Ahper Nuri Delican
Aile Yapısı
Ahmet Tırpan
Ahmet Tırpan
Kurban Kesilirken Hangi Dualar Okunur?
İsmail Ayhan
İsmail Ayhan
Sivas Belediyespor Sancılı…
Fatih Tabur
Fatih Tabur
Adakta Gaye Allah Rızası Olmalıdır
Kürşad Özkaynar
Kürşad Özkaynar
Goebbels, Komünizm ve Bolşevizm
Eyüp Demirer
Eyüp Demirer
Liyakat, Sadakat ve İlle De Ehliyet
Neslihan Dereli
Neslihan Dereli
İşçiye Cuma Namazı İzni Verilmemesi (İşçi Bakımından) Haklı Fesih Sebebi Midir? –Son-
Emre Gürkan Gürleyük
Emre Gürkan Gürleyük
Yerel Seçimin Ardından,
Mustafa Coşkun
Mustafa Coşkun
AK Parti Toplantısı Sonrası Sivaslılar Ne Yapacak?
Kübra Duran
Kübra Duran
Ege Kıta Sahanlığı Sorunu
Hadi Töre
Hadi Töre
İran 2
Fatma Karakuzu
Fatma Karakuzu
Kitap İnsanı, İnsan Dünyayı Değiştirir
Abdullah Ağbektaş
Abdullah Ağbektaş
40. Hadisi Şerif
Esra Kurt
Esra Kurt
Süresiz Nafaka
Emre Şağban
Emre Şağban
Şehit
Ali Bozkurt
Ali Bozkurt
TİKİ-TAKA
İbrahim Özmen
İbrahim Özmen
Vampir
Ajda Mutlu
Ajda Mutlu
Dünya Çok Güzel, Gezmelisin !
Halil Kalemci
Halil Kalemci
Capital 500 Açıklandı
Yusuf Doğan
Yusuf Doğan
İLAHİ ADALET…
Süleyha Kara
Süleyha Kara
SEVGİNİN ADI
DOLAR
6.7705
EURO
7.3544
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Dünyada iki yüzlü olanlar, kıyamet günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler.

Hz. Muhammed
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Soğuk iklimde yaşayan tatlı su kaplumbağası türü olan kaplumbağaların,sonbaharda derin bir nefes alarak girdikleri sudan,ilkbaharda çıktıklarını ve bu kaplumbağaların üç ay oksijensiz hayatta glikolizden enerji sağlayarak kalabildiklerini ve bunların kalp atışlarının dakikada bir olduğunu,

Su kaplumbağları hakkında bilgi