"Kadınlarımız, Osmanlının beslemesinden bile kötü giyiniyor" diyen Mehmet Şevket EYGİ'yi rahmetle anıyorum.

Vakti zamanında, tespitini çok abartılı bulmuştum.

Ama maalesef haklı imiş ya da zamanla haklı hale geldi.

Evet, burası bir gerçek ki;

Açığı kapalısı fark etmiyor.

Kadınlarımız, kızlarımız kötü, çok kötü giyiniyorlar.

Elbise bir milletin kültürünü, bedii zevkini ve karakterini yansıtmalı...

Günümüz kadın giysisinde bundan eser yok.

Bir dost meclisinde;

"Eskiden bizim aşüftemiz bile beş metrelik kumaştan giyinirdi" denilmişti de, acı acı tebessüm etmiştik

Farzı muhal;

Milletlerin sırayla arzı endam ettikleri bir sahnede, milletlerarası bir kıyafet sergisi olsa, kimse bizi kıyafetimizden tanıyamaz.

Zira; kıyafetimizin Milli bir yönü yok.

Bu sebeple de,

- Türkler nasıl giyinir Sorusunun bir cevabı yok.

Eskiyi reddi miras ile maziye gömüp, yerine de hiçbir şey koyamayınca; işte böyle bir görüntü çıktı ortaya...

Sadece kadınlarımız mı

Erkeklerimiz de çok kötü giyiniyorlar.

Yamalı gömlek üstüne kanun zoruyla fötr şapka giydirmekle başlayan Erkek giysisinin de, ne bir karakteri var, ne bir zevki, ne de estetiği

Son yıllarda tayt giyen erkekleri de görünce...

Hele bir de "Kıyafet serbestliği" adına, öğrencisiyle öğretmeniyle Amerikan sığır çobanlarının çirkin giysilerini okullarımıza taşımadık mı İnsan hepten yeise kapılıyor.

Biz, "sandık"larını çatı arasına kaldırsakta, büyüklerimiz eşsiz bir hazine bırakmışlardı,

Bu gidişle bizler, bizden sonrakilerin reddedebilecekleri bir miras bile bırakamayacağız.